Ana Menü

Yeni Nesil Kariyer; Esnek Çalışma Saatleri

Shares
Dikkatlice Oku
D’She Style tavsiye eder🔝
Şimdilerde “Geleceğin İşi” olarak adlandırılan yeni kariyer tarzı esnek saatlerde çalışmak. Dokuzdan beşe bağımlı olmadan esnek saatlerde çalışmanın en büyük itici gücü teknolojik ilerlemeler. Alışılmış mesai saati kavramını yerle bir eden teknoloji, adeta oyunu değiştirdi ve insanlara özgürce hareket edebilmeleri ve hemen her yerde çalışabilecekleri alan yaratmaları için fırsat tanıdı. Bu sayede herkes neredeyse her yerden ve her zaman çalışabiliyorlar.
Çalışanların büyük bir kısmının artık görevlerini yerine getirebilmek için ofise bağlı olması gerekmiyor. Aynı zamanda, Y Kuşağı olarak bilinen yeni nesil, kendileri için çok farklı çalışma ortamları ve iş modelleri talep ediyorlar. Çalışma hayatının fark edilir şekilde çoğunluğunu oluşturan Y Kuşağının (75-80 milyon insanda ve genellikle 1980 ile 2000 arasında doğmuş olanlar dahil) 2020’de işgücünün % 50’sini ve 2025’te % 75’ini oluşturmaları bekleniyor.

Yeni neslin talepleri doğrultusunda kendini yenileme trendine giren şirketler, çalışanlarından maksimum fayda sağlamak adına belirli kriterleri yeniden yapılandırıyorlar. İşte bunlardan biri de esnek çalışma modelleri. Çalışanlarını farklı ihtiyaç ve yaşam koşulları ile ele alan işverenler için artık amaç odaklı iş planlaması önem kazanmış halde.

Daha çok kadınların tercih ettiği esnek çalışma saatlerine erkeklerin çekimser kalmalarının nedenlerinden biri, mesai saatine tabi olma klişesi olabilir. Oysa, şirketler yarı zamanlı ve serbest çalışanların sayısını artırırken, arzu edildiğinde üst düzey uzmanlıktan faydalanmak için farklı çalışma modellerini kullanmak, yeni pazarları keşfetmek, mevsimsel dalgalanmalarla başa çıkmak ve daha fazlası için yarar sağlayabiliyor. Aslında esnek çalışma saatlerinin her iki taraf için önemli faydalar var demek mümkün.

Kadınlar arasında esnek iş saatlerinin tercih edilmesinin ilk nedeni aile ve özellikle çocuk kavramı. Çalışan bir annenin çocuğuna ayıracağı kısıtlı vakti minimize eden sistem, aynı zamanda kadınların üretkenliğini arttırıyor ve iş dünyasından kopmamasına olanak tanıyor.

Akıllı telefonlar, tabletler ve dizüstü bilgisayarların sağladığı ileri teknoloji sayesinde kadınlar diledikleri her yerde özgürce çalışabiliyorlar. Bir kahve dükkanında bilgisayarını açıp proje üreten bir kadın, hemen akabinde market alışverişini yapmak ve çocuğunu okuldan almak için zaman yaratabiliyor.

İşverenlerin tam zamanlı, geleneksel mesai yerine esnek iş saatlerine sıcak bakmalarının en belirgin sebebi, yeni nesil iş modeli ile çalışanlarından daha fazla verim almak denilebilir. Her iki taraf için de kabul gören esnek çalışma saatleri zaman yönetimi adına büyük ölçüde önem taşıyor. Sabit bir yerde, haftada beş gün dokuzdan beşe çalışma şeklinin kadınları ve özellikle anneleri zorlaması, iş performanslarını olumsuz etkiliyor.

Çeşitli sebeplerle verimi düşen, ne işine, ne kendine, ne ailesine tam anlamıyla kanalize olamayan kadınlar bir süre sonra girdikleri kısır döngü yüzünden işten ayrılmak, kariyerine ara vermek ya da bakıcı tutmak, aile fertlerinden destek almak durumunda kalıyor. Pek çok donanıma ve eğitime sahip kadın, tam zamanlı mesai düzeni sebebiyle aslında genele fayda sağlayabilecek olan yeteneklerini rafa kaldırdığı için, maddi yetersizlik ve güven eksikliği yaşıyor. Bütün bunlar ve fazlası ise kadınlarda depresyona kadar varan olumsuz etkiler yaratabiliyor.

Y Kuşağının ortaya koyduğu ve sistemin alışagelmiş kurallarını yeniden belirlediği esnek çalışma saatleri, üretken kadınlar için oldukça iyi bir fırsat niteliğini taşıyor. Çalışanlarından arzu ettiği verimi alamayan işverenlerce de benimsenen model sayesinde şirketlerin başarı grafiği hızla yükseliyor.

Mükemmel iş kavramını yeniden yazan ve yaptığı işten keyif alan insanların çoğalmasını sağlayan esnek çalışma saatleri ile çalışma günlerini, saatlerini, konumlarını kendileri belirleyen ve başarı katsayılarında artış gözlenen insanlar ile, haftada 40 saatlik çalışma kökenlerinin kaynağı olan İngiltere’deki Sanayi Devrimi’nin kuralları yakın gelecekte tarihe karışacak gibi görünüyor. “Sekiz saat çalışma, sekiz saat eğlence ve sekiz saat dinlenme.” mottosuyla yola çıkan fikre zorlanarak da olsa adapte olma zorunluluğu hisseden insanlar için hayat artık çok daha keyifli ve huzurlu olacak gibi görünüyor.

Daha iyi bir sen olmak için D’She Style’da kalın.

Sevgiyle,

Sevgim Çöloğlu

Yukarı