Yaşadığınız İlişki Cehenneminiz Olmasın

191

Aşkla sevilebiliriz ya da hayal kırıklığına uğrayabiliriz. Bütün güvenimiz yerle bir olabilir, belki de bir kez daha sevebilme ihtimalini yok sayabiliriz.

Bütün bunlar ilişkilerin iniş ve çıkışlarıdır; elbette birinin avcunun içine kalbimizi bırakırken, ona iyi bakacağından şüphe duymamayı, şefkatle sarılıp sarmalanmayı ve birlikte ‘Sonsuz’ olmayı umut ederiz.

Ancak bazen hiç beklemediğimiz anda ayaklarımızın altındaki güvenli zemin kayabilir. Bunun nedenini ve nasılını sorgulasak da hayat böyledir. Kapılar yüzümüze kapanabilir, yerine başka kapılar açılabilir.

Sevme ve sevilme, birinin en kıymetlisi olma, birini gözünden sakınma insan olmanın doğasında var. Birlikte yaşlanma fikri her zaman insanın kalbini yumuşatıyor. Buraya kadar bir sorun yok!

Ama eğer mutluluğunuzu bir olmaza yüklüyorsanız ve ‘Bir gün her şey çok güzel olacak!’ umuduyla acı eşiğinizi zorluyorsanız, kendinize yaptığınızın kocaman bir haksızlık olduğunu bilmenizi isterim.

Yaşadığınız ilişki aşılacak engellerden ve çözülecek sorulardan ibaret olmamalı. O, sizi tamamlamalı, ruhunuzu beslemeli, hayatın iyiliklerini ve güzelliklerini çoğaltmalı.

Çünkü Aşk, sandığınız gibi bedel ödemek değildir. Aşk kaderi zorlamak veya birine katlanmak hiç değildir. Aşk, birlikte yapılan keyifli bir yolculuktur; üzerinden atlanacak engellerden sonra varılacak bir hedef ya da sahip olunacak bir ödül değil!…

Şimdi bir kez daha düşünün; siz hayat bütün ihtişamıyla akıp giderken bir cehenneme mi katlanıyorsunuz?

Tahsin Özmen’in ‘Düşünmek Yaşamın Pasını Silmektir.’ kitabının satırlarında gizlendiği gibi; ‘Hiçbir kadın cenneti bulmak için, erkeğin cehennemine katlanmak zorunda değildir.’

Sevgiyle ve Işıkla,

Sevgim Çöloğlu