9.2 C
İstanbul
Çarşamba, Ekim 28, 2020
Daha Fazla
    Ana Sayfa Seyahat Ülkü Alikoç; Bodrum'dan İstanbul'a Uzanan Gezi Notları

    Ülkü Alikoç; Bodrum’dan İstanbul’a Uzanan Gezi Notları

    D’She Style tavsiye eder🔝

    D’She Kadını Sevgili Ülkü Alikoç, Bodrum’dan başlayıp İstanbul’da son bulan beş günlük araba yolculuğu boyunca gezdiği ve gördüğü bütün güzellikleri, keyifli mekanları, denediği lezzetleri ve konakladığı yerleri D’She Kadınları için anlattı;

    Yaz mevsiminin gelmesiyle birlikte tabii ki hepimizin kanı kaynamaya başladı. Ben de çok gezen ve tatil yapmayı seven biri olarak sizlerle güzel bir tatil rotamı paylaşmak isterim. Bu tatile çıkarken amacım hem düşük bütçeli olması hem de yol yorgunluğu yaşamadan 5 farklı tatil beldesinin tadını çıkartmaktı.

    Benim gibi büyük otelleri tercih etmeyen, farklı lezzetler, yeni yerler keşfetmek ve yeni insanlarla tanışmak isteyenler Bodrum’dan İstanbul’a doğru yola çıkmaya hazır olun.

     

    1. gün:

    Bodrum’dan başlayan tatil rotamızda ilk durağımız Ege’nin en büyük gölü olan Bafa Gölü. Bodrum’dan arabayla yola koyulduktan tam 1 saat sonra Hatice Abla’nın pansiyonundaydım. Kamp yapmaya elverişli bir bölge olmasına rağmen bizim tercihimiz pansiyondan yana oldu. Bafa Gölü’nün yerli halkı kendi yaşadıkları evlerini tertemiz pansiyonlara çevirerek kendilerine yeni bir geçim kaynağı yaratmışlar. Biz buraya geldiğimizde güneşin batışını yakaladık. Harika bir gün batımı eşliğinde Hatice Abla’nın kendi mutfağında hazırladığı Ege zeytinyağlıları ve saç kavurma harikaydı. Tadına doyamadığımız bu akşam yemeğinde bu yörede yaşayan Endymon adlı fakir bir çoban ile Zeus’un ay tanrıçası olan kızı Selana’nın eski zamanlarda geçen aşk hikayesini dinledik.

     

    Saat 23’de karanlığa gömülen göl kenarında mehtapla birlikte uykuya daldık. Gecemiz kuş ve horoz sesleri ile yeniden aydınlanıyordu. Böyle doğal bir ortamda köy kahvaltısının ne kadar güzel olduğunu siz de tahmin ediyorsunuzdur.  Ev yapımı, ilk defa tattığımız reçeller, mis gibi süt kokan peynirler, bahçeden toplanan domates ve biberler kahvaltının gözbebeğiydi. Kahvaltı sonrasında yol bizi Urla’ya götürecekti.

    1. gün

    Yeni durağımız İzmir Urla

    2 saatlik Urla yolcuğumuzda marinanın dibinde, yelkenlilere manzarası olan, Yunan mitolojisinden esinlenerek hazırlanan küçük ama mistik odalarla buluştuk. Güler yüzlü personeli ile ne kadar doğru bir seçim yaptığımızı anlıyorduk. Burada Urla şarap bağlarına gittik. Yollarına bayıldığımız bir Urla bizi bekliyordu. Öğle saatlerimizi bağlarda atıştırmalık ve şarap eşliğinde geçirdik.

     

    Urla’da akşam yemeği için gidilecek tek yer Yengeç Restaurant. 75 farklı meze çeşidini harika bir aile restoranı sunumuyla denedik. En güzeli de yarım porsiyon isteyebileceğiniz bir servisin bulunması.  Yürüme mesafesinde olan otel ve restoran arasındaki yolumuzda yükselen müzik sesleri bizi insanların sokağa taştığı barlar sokağına yöneltti. Oldukça keyifli olsa da sabah tekrar yola çıkacağımız için buradan erken ayrılarak otelimize döndük. İlk izlenimlerimiz sonrasında planımız kesinlikle Urla’ya en az 3 günlük yeni bir seyahat planı yapmak oldu.

    1. gün:

    Eski Foça

    Yola yine kahvaltı sonrasında çıktı ve bu kez Urla’dan eski Foça’ya bir buçuk saat süren bir yolculuk yaptık. Eski Foça bizi şaşırttı. Eski Foça adeta 15 yıl öncesinin Alaçatı’sı gibiydi. Hiç bozulmamış, salaş ve temiz sahilleri uygun fiyatlarıyla keyfimize keyif kattı. Burada kaldığımız otel yine tavsiye edebileceğimiz harika bir aile işletmesi olan Lola 38. Otelde tüm odalar müstakil ve sizi farklı dekorasyonuyla karşılıyor.

    Otelin şaşırtıcı bir hikayesi de bulunuyor, daha önce at ahırları olarak kullanılan mekan daha sonra otele çevrilmiş. Odaların ortak avlusunun güzelliği bizi etkiledi. Beach konsepti burada bangır bangır müzikten uzak, çivi gibi suyu ve eski iskelesiyle sizleri ağırlıyor. Hamak ve çimlerde dinlendik. Gün batımı için uzun bir sahilde yürüyüp sahilin sonunda rasgele bir balıkçıya oturduk. Bu arada Eski Foça’ya gelmişken dondurmacı Nazmi Usta’nın uzun kuyruğunda bekleyip dondurma yemeden dönmeyin. Ayrıca burada yediğim midye dolma da Ege’deki en güzel sokak lezzetlerimin arasındadır.

    1. gün:

    Eski Foça’da otel bahçesinde şık, güzel bir sunumla servis edilen kahvaltı sonrası yeniden yola çıktık. Bu kez rotamız 3 saat uzaklıktaki Kaz Dağları’nda Adatepe köyü. Burada iki oteli gezdikten sonra Hünnaphan Oteli tercih ettik. Otel ismini bahçesinde bulunan dev hünnap ağacından alıyor. Otel Osmanlı döneminden kalan bir konağın otele çevrilmesiyle bugünkü halini almış. Otelin havuzuna girerken adeta tarihi bir döneme ışınlanıyorsunuz.

    Gün batımı burada da çok etkileyici, bir tepenin üzerinden Ege’yi ayaklarınızın altına alarak seyrediyorsunuz. Akşam yemeğini otelin sahibi ve şefi olan beyefendi olmadığı için tavsiye edilen restoranda yiyemedik. Akşam yemeğinde Hünnaphan Oteli personelinin önerisiyle bir anne – oğul işlettiği restoranın avlusunda tadı damakta kalan taze fasulye, köfte ve biber kızartma ile “Bugün bunu yaptım” diyerek bizlere servis edilen yemekleri yedik. Kendi müziğimizi yaparak köydeki akşamın keyfini çıkardık. Bu arada meydandaki turistik yerlerin hem çok pahalı olduğunu hem de kötü servisler sunduğunu ekleyelim, buralara asla oturmamalısınız.

    1. gün:

    İstanbul’a dönerken son durağı Yalova olarak belirledik. Yeşilin içinde, huzurlu, küçük bir İstanbul bizi karşıladı. Kumsal Balık’ta gün batımı iyi bir tercihti. Dönüşümüz eski arabalı vapuru bekleyip nostalji yaparak oldu. Çay tost ikilisi eşliğinde roadtrip maceramızdaki anıları konuştuk. Ayrıca bu rotanın fotoğraf tutkusu olanların izleyeceği bir rota olduğunun da altını çizmek isterim.

    Bu beş günlük beş duraklı tatilimin sonunda sizler birkaç tavsiyede bulunmak isterim.

    1-Harika bir müzik playlisti.

    2-Küçücük bir bavul, az eşya.

    3-Bir adet küçük termos.

    4-Durabildiğiniz her noktada kısa molalar.

    5-İhtiyaç molaları mutlaka Shell de olmalı.

    6-Beklentinizi az tutun, harika keyifli bir tatil sizin olsun.

    Daha iyi bir yaşam stiline sahip olmak için D’She Style’da kalın.

    Okumadan Geçme

    Antalya; Kaş

    0
    D’She Style tavsiye eder🔝 Antalya ile Fethiye arasındaki yarımadada bulunan Kaş, göz kamaştırıcı tarihi dokusu, huzurlu doğası ve berrak denizi ile mutlaka görülmesi gereken yerlerden...

    Aslı Şen

    Marmaris Bozburun