Sağlıklı Bir Menapoz İçin Tavsiyeler

50

Menopoz dönemi sıklıkla adet döngüsündeki düzensizlikler ile başlamakta. Bu, bir ay içinde iki periyot gibi – ya da aniden iki ay atlama gibi – ve çok hızlı bir şekilde dönen döngülere sahip olabilir.

Bazı kadınlar menapoz dönemlerinde kronik yorgunluk, uyku hali veya depresyon yaşarlar. Menapozdan önceki dönem, yani Perimenopozun başladığı kesin bir yaş yoktur. Genellikle kırk beş ile elli yaş arasında gerçekleşebilir. Ancak, kırk yaşlarında erken semptomlar geliştiren kadınlar olduğu da görülebilir.

Menapoz belirtilerinin kendini göstermeye başladığı süreçte pek çok kadın büyük yaşam değişiklikleri ile uğraşmakta. Çoğunlukla sıcak basmalarını ve gece terlemelerini takip eden belirtiler ile birlikte en erken ve en sık görülen semptomlardan biri uykusuzluk ve yorgunluk. Metabolik hız, ruh hali, cilt ve saç dokusu ile enerji düzeylerindeki değişiklikleri içeren çeşitli belirtiler huzursuzluk, zihinsel ve fiziksel yorgunluk, uykusuzluk, gerginlik, sabırsızlık, öfke patlamaları olarak ortaya çıkabiliyor. Bütün bunlar, vücutta yaşanan hormonal geçişe bağlı olarak kişiden kişiye göre farklılık göstermekte.

Kimi kadınların duygu durumlarındaki değişim sebepsiz yere ağlama isteğine neden oluyor. Ani ruhsal değişimler yüzünden kendinizi sorgulamadan önce bilmeniz gereken en önemli ayrıntı ise bütün bunların siz değil, hormonlarınız olduğu. Menapoz sürecini sakince geçirmek için bu döngünün doğal bir akış olduğunu bilmek ve kabullenmek gerekiyor. Çünkü Menapoz, hiçbir kadın için bir eksiklik ya da kusur anlamına gelmiyor. Bu süreçte en yaygın sorun, özellikle karın çevresinde kilo alımı. Hormonal dengesizlikten kaynaklanan ve vücudun kalori yakma yeteneğini engelleyen ve böylece yağ depolamasını teşvik eden metabolik değişiklikler kilo alımında rol oynuyor. Dahası, yüksek stres seviyelerinde artan kortizol hormonu kilo alımına yol açabiliyor.

Menapoz sürecinde yaşanan başlıca değişimler;

cilt sorunları (elektrik çarpması ve karıncalanma hissinin yanı sıra akne)

saç dökülmesi veya incelmesi

gece terlemeleri

düşük libido

vajinal kuruluk

kilo alımı

kaygı

uykusuzluk 

göğüslerde hassasiyet

yorgunluk

hassas ruh hali

tırnaklarda değişiklikler

dalgınlık

artan gaz ve şişkinlik

diş eti kanaması

Bu belirtilerin bazılarını hafifletmek için neler yapılabilir?

Perimenopozda hormonal dalgalanmalar vücudumuzda metabolik bir dengesizliğe neden olabilir.

Bir kadının perimenopoz sırasında yapabileceği en önemli şey sağlıklı beslenmektir. (Koyu yeşil yapraklı sebzeler ve sağlıklı protein ve yağ kaynakları ile temiz diyet)

Egzersiz yapmak, yürüyüşü alışkanlık haline getirmek

Dehidre olmamak, mutlaka günde 2 litre su içmek

Gece yarısından önce uykuyu en üst düzeye çıkarmak ve başka bir şey yapmak için iyi bir gece dinlenmekten asla ödün vermemek

stresle başa çıkmak, meditasyon, yoga yapmak, hobi edinmek, boş zaman yaratmak

Doğal Terapiler

PROBİYOTİK: Bu, bağırsak florasının dengelenmesine yardımcı olur, gastrointestinal ve immün sağlık fonksiyonlarını destekler ve sindirimi artırır.

SİNDİRİM ENZİMLERİ: SİNDİRİMİ KOLAYLAŞTIRIR ve bağırsak sağlığını destekler.

VİTAMİN DESTEĞİ: Magnezyum ve C vitamini gibi vitaminler, adrenalleri desteklemektedir.

KALP DESTEĞİ: COQ10, Magnezyum

KEMİK DESTEĞİ: Kalsiyum, Magnezyum, D Vitamini

BEYİN SAĞLIĞI: balık yağı, NAC, Vinpocetine, B Vitaminler

VAJİNAL KURULUK: Vitamin E yağı yararlı olabilir.

TİROİD: çinko, selenyum, B Vitaminler

SAÇ: biyotin, silika, bakır, çinko, manganez

Bir kadın hala yumurtlarken ekstra hormon desteği gerekli olmayabilir. İlk savunma hattı, beslenme ve yaşam tarzı alışkanlıkları, ardından bitkisel ve besleyici terapilerdir. Yaşam tarzı değişiklikleri mümkün olan en kısa sürede yapılmalıdır. Beslenme ve yaşam tarzı değişiklikleri semptomları iyileştirmezse hormonlar düşünülebilir.

Yumurtlama artık düzenli değilse, vücudun progesterona maruziyeti azalır ve östrojen baskınlığı semptomları ortaya çıkabilir (daha fazla su tutma, şişkinlik, meme hassasiyeti). Bu durumda, ek progesteron yararlı olabilir.

Sıcak basmaları, gece terlemeleri ve vajinal kuruluk gibi belirtiler, östrojen üretimi azaldıkça daha belirgin olmaya eğilimlidir. Yine, yaşam tarzı değişiklikleri durumu iyileştirmezse, östrojen ve progesteron da düşünülebilir.

Kadınlar, hormonlarının uygun bir tedavi seçeneği olup olmadığını görmek için mutlaka doktorlarını görmelidir. Güçlü meme kanseri öyküsü olan veya pıhtılaşma riski yüksek olan kadınlarda hormonlardan kaçınılmalıdır. Hormonları başlatmadan önce, bir mamogram (meme kitlesini dışlamak için) ve pelvik ultrason (kalınlaşmış bir endometriyal astarı dışlamak ve fibroidlerin olup olmadığını değerlendirmek için) tavsiye edilmekte.

Dalgalanan hormon seviyeleri (çoğunlukla östrojen ve progesteron), vücutta metabolik bir dengesizliğe neden olabilir. Hormonlar azaldıkça, nörotransmitterler, kortizol ve insülin, metabolizmamızı düşürecek ve kilo alımına katkıda bulunacak şekilde değişir (ve yaşam tarzı ve hormonlar ele alınmadıkça kilo verme zorluğu görülür). Örneğin östrojen seviyeleri azaldıkça, kortizol seviyeleri artar. Kortizol, kilo alımına katkıda bulunan bir stres hormonudur. Buna karşı koymak için, temiz, sağlıklı yiyecekleri içeren, işlenmiş yiyecekleri ve şekeri sınırlandıran bir diyet, düzenli egzersiz, yeterli uyku, stres yönetimi ve desteği gerekecektir.

Makalede geçen tüm bilgiler sadece fikir verme amaçlıdır. Herhangi bir teşhiş ya da tedavi olmamakla birlikte, mutlaka bir uzmandan destek alınması gerekmektedir.