Pınar Öğün

278

 

D’She Style tavsiye eder 🔝

D’She Kadını Sevgili Pınar Öğün’e sorduk;

Kadınların hiç kimseye ihtiyaç duymadan kendi ayakları üzerinde dimdik durmaları ve kendi güçlerine inanmaları için onlara tavsiyeniz neler olabilir?

Bu çok zor bir soru. Cevap vermek için genelleme yapmam lazım oysa ki herkesin koşulları, hikayesi, korkuları, endişeleri, şartları o kadar farklı ki. Sadece en kaba haliyle şunu söyleyebilirim. İnsanın ait olduğu en temelindeki yer kendisi. Kendimize ait olmayı başarınca sorumluluk alabiliyoruz. Sorumluluk alınca ancak koşulları değiştirebiliyoruz. Ama Hiç bir değişim aniden olmuyor. Zaman ve sabır lazım. Ancak değişim için kararı bir kerede veriyoruz. Ve Galiba kararı verdikten sonra yeni şartlarda dengede kalmak ve o kararın içinde devam edebilmek en zor olan süreç.

Karar verme sürecinde yahut değişim sürecinde kendinize olan güveninizi kaybetmemenizi ve kendi sesinizden ürkmemenizi tavsiye ederim.

Ben her zaman korktuğumda şunu düşünürüm, “bu durumda başıma en kötü ne gelebilir” sonra o en kötü şey bana göre ne ise kendime sonra şunu sorarım “bunu göze alıyor muyum?” Cevabım evet ise ben seçimimin sorumluluğunu almışım demektir.

Sizi Türkan Saylan’ın hayatını oynadığınız ‘Türkan’ dizisi ile tanıdık. Bunun yanında Let’s All Be Free projesinde, BBC’nin mini dizisi “Partners in Crime” ayrıca şubat ayında gösterime girecek olan  “Keeping Faith” isimli BBC dizisinde rol aldığınızı ve bir çok tiyatro oyununda oynadığınızı biliyoruz. Başarılı bir oyuncu olmanızın yanı sıra naif, içten ve samimisiniz.

Teşekkür ederim, bu Güzel sözleri duymak ne hoş.

İnsana, özellikle kadına karşı duyarlı olmak üzerine farkındalık yaratan projelerin içinde yer almak ve farkındalık yaratmak adına gösterdiğiniz çabanın size geri dönüşü hakkında neler söylersiniz?

Farkındalık yaratmak amaçlı yola çıkmıyorum aslında. Sadece beni rahatsız eden şeyleri dile getirme cesareti göstermeye gayret ediyorum ya da bu gayreti göstermiş başka kadınların hikayelerini anlatmak, canlandırmak bana güç veriyor.

Hepimizin canı çok yanıyor öyle ya da böyle, birisi canımızı yakan şeye dur deyince, tabi ki bu müthiş bir güç katıyor varlığımıza. O yüzden geri dönüşler müthiş oluyor.

Önümüzdeki dönemde yer alacağınız projelerden bahseder misiniz?

2015 yılında kuruluş adımlarını attığımız Galler ayaklı bir şirketimiz var, Be Aware Productions. Bir çok geliştirmekte olduğumuz oyunlar var listemizde 2018-2019 süresince çok işimiz var yani. Yazarımız sevgili Meltem Arıkan, yönetmenimiz Eşim, Memet Ali Alabora ve tasarımcımız Melin Edomwonyi. En son geçen yıl beraber çok sert bir oyun yaptık ismi “enough is enough” yani “yetti artık” bu oyunda kadına karşı şiddet ve çocuk istismarını işledik ve tüm Galler’e turne yaptık. Hemen akabinde Hollywood’da ki istismar hikayeleri ortaya çıktı Harvey Weinstein hakkında onlarca kadın, bir çoğu bildiğimiz isimler, nasıl istismar edildiklerini anlattılar ve bir akım başladı sosyal medyada. #MeToo ile bu akımı takip edebilirsiniz. #Bende anlamına gelen bu hashtag ile milyonlarca kadın kendi yaşadıklarını paylaşmaya başladı ve tüm dünya çalkalandı. Şimdi bizde oyunumuzu konular bu kadar güncelken daha çok kişiye ulaşabileceğini düşündüğümüz için Londra’ya götürüyoruz. Mayıs ayında Londra’da oynayacağız ve hemen sonrasında da büyük bir İngiltere turnesi organize ediyoruz. Bunun yanı sıra yeni bir oyun yazıyor Meltem Arıkan bu oyun dünya da bir ilk olacak çünkü Türkçe, Galce ve İngilizce konuşulacak. Bu yüzden müthiş heyecanlıyız. Dilerim 2018 güzel bir yıl olsun hepimiz için.

Hayat verdiğiniz karakterlerin arasında sizi en çok etkileyen hangisi olmuştur?

Oynadığım her karakter benim için çok özel. Ama tabi ki kuşkusuz en öne çıkan Türkan Saylan’dır. Onu gerçekten kalbimde hissederek oynadım. Çoğu zaman rüyalarımda görüyordum. Sohbet ediyorduk. Öyle içimde taşıyarak oynadım Türkan hanımı.