Özbakımın Anlamını Yanlış Biliyor Olabilir miyiz?

56

Zihninizi dolduran düşüncelerden arınmak için kilometrelerce yürüyebilirsiniz.

Sizi strese sokan durumlardan uzaklaşmak için müzik dinleyebilir, kitap okuyabilir ya da kırık kalbinize pansuman yapacak bir dostla vakit geçirebilirsiniz. Kendinize iyi gelecek şeyleri yapmak her zaman iyidir. 

Ama ne yaparsanız yapın, kendinizi tam manasıyla iyi hissedebilmenizin yolu değerinizin farkında olmaktan geçer. İşte özbakıma tam da bu noktada ihtiyaç duyulur. İçsel barışınızı sağlamadan yaptığınız egzersizlerin, güzellik ve bakım rutinlerinin, geçirdiğiniz ‘Ben’ saatlerinin hiçbir anlamı yoktur. Çünkü içsel barış, yani huzur söz konusu olmadığında yine başladığınız noktaya, yani strese, öfkeye, kaosa geri dönersiniz.

Özbakımı, insanın akıl – ruh – beden bütünlüğünü dengeleyebilme yeterliliği olarak tarif etmek mümkün. İnsanın kendi varoluşuna duyduğu saygı, kendine beslediği sevgi ve farkında olduğu değer mutlak dengeyi oluşturur. 

Peki özbakım nasıl sağlanır? Bir bakalım.

Sizi endişelendiren, öfkelendiren, canınızı acıtan durumlar ve ilişkiler hakkındaki karamsar bakış açınızı iyimserlik ile değiştirmeniz atacağınız ilk adımdır.

Konuşmalarınıza dikkat edin; 

Sürekli sızlanıyor, şikayet ediyor ve endişelerinizden mi bahsediyorsunuz?

Seçtiğiniz konular, karamsar ve kasvetli mi? 

Sık sık çözemediğiniz sorunlarınızı mı anlatıyorsunuz?

Zamanınızı nasıl değerlendirdiğinize bakın;

Başkalarının ne yaptığıyla ya da ne yapmadığıyla ilgilenerek, kendinizi başkalarıyla kıyaslayarak, hayatınızı başkalarının kararlarına göre şekillendirerek zaman harcıyor musunuz?

Size ait olmayan sorumlulukları üstleniyor musunuz? 

Hayatınız sosyal medya etrafında mı dönüyor? 

Etrafınızdaki insanları gözden geçirin;

Yargılayan, suçlayan, eleştiren insanlar mı çoğunlukta? 

Yoksa şefkatli, sevgi dolu ve neşeli olanlar mı? 

İlişkileriniz sizin sağladığınız fedakarlıklarla mı ilerliyor?

Bir ilişkide kurban rolünü üstleniyor musunuz?

Kendi öz eleştirinizi yaptıktan sonra, hayatınızda köklü değişiklikler yapmak üzere harekete geçin. 

Olumlu cümleler kurun ve şikayet ettiğiniz şeyleri değiştirmenin yollarını arayın.

Bir durumu çözmek için sorunun kaynağına ulaşın.

Eğer bir ilişki olduğu yerde sayıyorsa onu orada bırakın.

Negatif enerji saçan insanlarla aranıza mesafe koyun.

Sınırlarınızı belirleyin ve hayır demekten çekinmeyin.

Başkalarının hayatını irdelemeyin. Adı üstünde; başkaları!

Her gün minnettar olduğunuz 10 şeyi yazın.

Değiştirmeye gücünüzün yetmediği durumlar için olanı olduğu haliyle kabul edin. 

Daha az konuşup, daha çok dinlemeyi deneyin.

Zihninizdeki karmaşayı susturmak ve iyimser olmak asıl özbakımdır, lütfen unutmayın.

Sevgiyle ve Işıkla,

Sevgim Çöloğlu