9.2 C
İstanbul
Çarşamba, Ağustos 18, 2021
Daha Fazla

    Son Eklenenler

    İlişkilerdeki Drama Üçgeni Nedir?

    Neredeyse tanıdığımız herkes ilişkilerinde drama üçgeni oyununu oynuyor. Ya üstünlük taslayan, kıran, döken bir zalime boyun eğiyoruz ve kurban olmayı seçiyoruz, ya o zalim...

    Yaban Mersinli Çörek Tarifi

    Haftaya lezzetli ve kolay bir tarifle başlamaya ne dersiniz? Yaban Mersinli Çörek Tarifi Malzemeler: 300 g un 120 g tereyağı 50 g esmer şeker 1 yumurta 120 ml krema 50 ml süt Limon...

    YAY BURCUNDA AY TUTULMASI

    26 Mayıs 2021 Çarşamba günü saat 14.13’te 5 derece Yay burcunda bir tam Ay tutulması meydana gelecek. Bu oldukça güçlü, 40 kat daha büyük bir...

    Güzellik Sonu Olmayan Bir Yarış!

    Güzellik algısındaki çıta yükseldikçe kadınlar daha çok baskıya uğruyor. Ve ne yazık ki kabul edilebilir olmak adına daha genç, daha güzel, daha zayıf, daha...

    Müziğin ve Dansın Anlattığı Sımsıcak Bir Hikaye; Mamma Mia!

    D’She Style tavsiye eder🔝

    Müziğin ve dansın bir arada kullanıldığı romantik ve eğlenceli müzikal filmleri seviyorsanız, şu sıralar vizyonda olan ‘Mamma Mia! Here We Go Again’ adlı filmi seyretmenizi tavsiye ederiz.

    2008 yılında sinemaya uyarlanan Mama Mia’nın devamı olan film renkli ve neşeli sahneleri ile birlikte kalabalık kadrosuyla da göz kamaştırıyor.

    Dünyada 170 şehirde 8 farklı dile çevrilerek sahnelenen ünlü Mamma Mia Broadway Müzikali’nin sahneye konmadan önceki hikayesi ise bir hayli ilginç ve geçmişi 80’li yıllara kadar uzanıyor. Yapımcı Judy Craymer’ın Benny Andersson ve Björn Ulvaeus ile birlikte ABBA şarkılarının teatral yönünün güçlü olmasından yola çıkarak bir müzikal yaratmak istemeleri ile başlayan yolculuğun, 6 Nisan 1999’da Mamma Mia Müzikali’nin izleyici ile buluşmasının tüm ayrıntıları yazının devamında…

    Dünyaca ünlü Mamma Mia müzikalinin sinemaya uyarlandığı 2008 yılına gitmeden önce, yetmişli yıllara göz atalım.

    Unutulmaz bir müzikal sahnelemek isteyen Yapımcı Judy Craymer, Benny Andersson ve Björn Ulvaeus, yaratacakları projenin benzersiz ve unutulmaz olmasını isterken, aynı zamanda müzikalin yalnızca Abba’yı ve şarkılarını anlatmakla sınırlı kalmaması gerektiği fikrindeydi.

    1990’lı yıllara kadar sıradışı bir müzikal hazırlamak için çalışan bu üç değerli isim, üzerinde çalıştıkları projenin yavaş yavaş hayat bulmasına ancak 1995 yılında ulaştı. 

    Abba şarkılarını taşıyabilecek güçlü bir hikaye bulunması halinde bu projeye sıcak bakacak olan Andersson ile Ulvaeus, 1997 yılında oyun yazarı Catherine Johnson ile tanışınca projenin temelleri atılmış oldu.

     

    Catherine Johnson ile görüşen Judy Cramer Abba şarkılarının iki farklı gruba ayrılabileceğinden bahsetti. Birinci grupta “Honey Honey” ve “Dancing Queen” gibi daha eğlenceli ve masum şarkılar, ikinci grupta ise “The Winner Takes It All” ve “Knowing Me, Knowing You” gibi daha olgun ve duygusal şarkılar vardı. Bu şarkılardan yola çıkılarak eski ve yeni kuşaklara hitap eden güçlü bir öykü yazılabileceğine olan inancı sonsuzdu.

    Catherine Johnson Abba şarkılarınının tamamını dinleyerek sadece hikayeyi destekleyecek şarkıları seçmeye özen gösterdi. 

    Bunun üzerine ortaya iki farklı kuşaktan kadınların birbirleriyle ilişkilerini, gençlik aşklarını, dostluğu, arkadaşlığı ve iyi bir kalbe sahip olmayı konu alan neşeli ve romantik olduğu kadar duygusal yönü de ağır basan bir öykü çıktı. 

    Senaryonun hazır olması ile Craymer ünlü tiyatro ve opera yönetmeni Phyllida Lloyd’u kadroya dahil olması için ikna etmeyi başardı.

    Phyllida Lloyd’un ardından ünlü koreograf Anthony Van Laast ekibe katılarak yanında sahne tasarımcılarını getirdi. Bunlar arasında set ve kostüm tasarımcısı Mark Thompson, ışık tasarımcısı Howard Harrison, müzik süpervizörü Martin Koch ve ses tasarımcıları Andrew Bruce ile Bobby Aitken de vardı. Böylece Londra’da kalabalık bir ekip halinde çalışmalara başlanmış oldu.

    6 Nisan 1999’da Londra’daki Prens Edward Tiyatrosu’nda açılışı yapılan müzikal için seçilen tarih, Abba’nın 1976 yılında “Waterloo” ile Eurovision Şarkı Yarışması’nda birincilik kazandığı tarihin 23. yıldönümüydü.

    2000 yılı Kasım ayında San Francisco’daki Orpheum Tiyatrosu’nda “Mamma Mia!” şovunun Amerika açılışı yapıldı. Ve nihayet 2001 Ekiminde ise Broadway’de sahnelenmeye başladı. 

    Henüz sahnelenmeden 27 milyon dolarlık ön bilet satışı gerçekleştirilen müzikal, tiyatro tarihinin en yüksek hasılatlarından birini gerçekleşti. 

    Bunun yanı sıra; “Mamma Mia!” 2002 yılında beş tane “Tiyatro Oscar’ı” olan Tony ödülü adaylığı kazandı. 

    Bugüne kadar yirmiden fazla “Mamma Mia!” prodüksiyonu hazırlanan ve Dünya çapındaki toplam izleyici sayısı 30 milyonu geçen şov adeta bir fenomene dönüştü. 170 kentte sekiz farklı dilde sahnelenen müzikal 2008 yılında sinemaya uyarlandı.

    Filmde, annesiyle büyüyen ve babasının kim olduğunu keşfetmek üzere harekete geçen Sophie Sheridan’ın hikayesi  Abba’nın unutulmaz şarkıları eşliğinde anlatıldı. Başrolünde efsanevi oyuncu Meryl Streep’in yer aldığı ‘Mamma Mia! The Movie’, Yunan adalarının büyüleyici güzelliği ile aşkın heyecanını görkemli danslar ve müzikler eşliğinde romantik bir dille anlattı.

    2008 yılında çekilen filmin devam niteliğini taşıyan ‘Mamma Mia! Here We Go Again’ ise; Donna karakterinin geçmişiyle, kızı Sophie’nin hikayesini farklı zaman çizgileri üzerinden ortak bir paydada buluşturan devam niteliğini taşıyor.

    Sophie’nin annesinin anılarını büyükannesi, üç babası ve aile dostlarının da eşlik etmesi ile keşfetmesini anlatan filmde; Sophie’yi bir kez daha güzel oyuncu Amanda Seyfried canlandırırken, Donna’ya ise tekrar usta oyuncu Meryl Streep hayat veriyor. İlk filmin yıldız kadrosunu oluşturan Julie Walters, Christine Baranski, Stellan Skarsgård, Pierce Brosnan, Colin Firth ve Dominic Cooper da geri dönen büyük isimlerden. Devam filminde onlara Lily James, Alexa Davies, Jessica Keenan Wynn katılıyor.

     

    Neşeli ve ışıltılı devam filmini seyrederken geçmişe doğru muhteşem bir yolculuk sizleri bekliyor olacak.

    Daha iyi bir yaşam stiline sahip olmak için D’She Style’da kalın.

    Latest Posts

    İlişkilerdeki Drama Üçgeni Nedir?

    Neredeyse tanıdığımız herkes ilişkilerinde drama üçgeni oyununu oynuyor. Ya üstünlük taslayan, kıran, döken bir zalime boyun eğiyoruz ve kurban olmayı seçiyoruz, ya o zalim...

    Yaban Mersinli Çörek Tarifi

    Haftaya lezzetli ve kolay bir tarifle başlamaya ne dersiniz? Yaban Mersinli Çörek Tarifi Malzemeler: 300 g un 120 g tereyağı 50 g esmer şeker 1 yumurta 120 ml krema 50 ml süt Limon...

    YAY BURCUNDA AY TUTULMASI

    26 Mayıs 2021 Çarşamba günü saat 14.13’te 5 derece Yay burcunda bir tam Ay tutulması meydana gelecek. Bu oldukça güçlü, 40 kat daha büyük bir...

    Güzellik Sonu Olmayan Bir Yarış!

    Güzellik algısındaki çıta yükseldikçe kadınlar daha çok baskıya uğruyor. Ve ne yazık ki kabul edilebilir olmak adına daha genç, daha güzel, daha zayıf, daha...

    Editörün Seçimi

    İlişkilerdeki Drama Üçgeni Nedir?

    Neredeyse tanıdığımız herkes ilişkilerinde drama üçgeni oyununu oynuyor. Ya üstünlük taslayan, kıran, döken bir zalime boyun eğiyoruz ve kurban olmayı seçiyoruz, ya o zalim...

    Yaban Mersinli Çörek Tarifi

    Haftaya lezzetli ve kolay bir tarifle başlamaya ne dersiniz? Yaban Mersinli Çörek Tarifi Malzemeler: 300 g un 120 g tereyağı 50 g esmer şeker 1 yumurta 120 ml krema 50 ml süt Limon...

    Hayat Konfor Alanının Bir Adım Dışında Başlar

    Her zaman iki seçeneğiniz vardır; değiştirmekten korktuğunuz hayata tutunup bir hayalperest olarak kalabilir ya da hayalinizi gerçekleştirmek için konfor alanınızı bırakabilirsiniz. Unutmayın, hayat her...

    Gerçek Sevgi Kaç Beden Olduğunla İlgilenmiyor!

    Çoğu kadın sevmeyi bilmeyen adamlar tarafından baskıya maruz bırakılıyor ve kendilerine olan güvenlerini yitiriyor. Bir başkasının belirlediği kriterlere göre yaşamaya mecbur bırakılmak kadınların üzerine vurulan...

    İlkbahar Stilini Tamamlayan 9 Trend

    Moda tasarımcılarının ilkbahar koleksiyonları önceki yıllara göre daha kullanılabilir ve akılcı seçimlerden oluşuyor. Elbette moda dünyasında salgının etkisi çok büyük. Her ne kadar zamanımızın çoğunu...