Karşınızdakinin Aslında Kim Olduğunu Fark Edin!

61

Yaşadığımız ilişkilerin bizi nereye götürdüğü ya da ‘Götürmediği!’ bellidir.

Karşımızdaki kişinin tutumundan, ilişkiye verdiği değerden ya da en basiti bizi ne denli önemsediğinden bunu anlamak kolaydır.

Fakat bir şeylerin uğruna sıkı bir mücadele vermeden elde edilemeyeceğine dair geliştirdiğimiz tuhaf inanç yüzünden, engellerin üzerinden atlamanın, zorluklarla boğuşmanın ve ‘Katlanmanın’ bizi mutlu sona götüreceğini zannederiz.

Bu bakış açısı yüzünden karşımızdaki kişinin aslında hiç içimize sinmeyen yanlarını görmezden geliriz. Çünkü o, bir gün her şey yoluna girer umuduyla sarıldığımız ve kim olmasını/kime dönüşmesini arzu ettiğimiz kişidir.

Başkasının ağzından duyma ihtimalimiz olan sözler onun tarafından söylendiğinde kabulümüz olur. Birinin kazara takındığı tavır ondan geldiğinde bunu kamufle edeceğimiz haklı nedenler hazırdır.

O, aslında ‘The One’ olmadığını pek çok kez gösterir, zihnimizdeki figür onun üzerine bir türlü oturmaz. Ama kaybetme, yenilme, vazgeçme veya yalnız kalma korkusu yüzünden ısrarla oldurtmaya çalışırız.

Peki, dışarıda bizi gerçekten mutlu hissettirecek sayısız ihtimal varken, bir olmaza meyletmenin nedeni ne olabilir?

Bu sorunun cevabı, ‘Yıllarımı verdim.’ ya da ‘Epey emek harcadım.’ olamaz. Çünkü; bahsedilen şey bir ödev projesi, iş yatırımı değil, ilişkidir. Sonunda bir madalya kazanmayı beklemiyorsanız, sorunun cevabı insanın kendisine layık gördüğü değerin ölçüsü olacaktır.

Değişir sandığınız hiçkimse değişmez. Aşılacak barikatlar size mutluluğu getirmez. ‘Bir gün her şey harika olacak!’ diye bir şey sadece mitten ibarettir.

Çünkü bir ilişki size kendinizi değerli hissettirdiği kadardır. Ve herkes sizin zihninizdeki kahraman değil, realitede olduğu kişidir.

Sevgiyle ve Işıkla,

Sevgim Çöloğlu