Ana Menü

İstanbul’da Hafta Sonu Rehberi 25 / 27 Ocak

Shares
Dikkatlice Oku

D’She Style hafta sonu🔝

Bu hafta sonu yapılacaklar listemizde; Eataly Mutfak Atölyesi’nde ‘Benimle İtalya’ya Gel: Napoli Yemekleri’ workshop’unda Napoli mutfak sırlarını keşfetmek, Nilgün Belgün’le Aşk ve Komedi adlı müzikli oyununu seyretmek, Refik Anadol’un görsel, işitsel ve sese duyarlı muhteşem sergisini gezmek, Le Petit Chef ile büyülü bir yolculuğa çıkmak, Mantralar workshop’unda meditasyon yapmak ve zihnimizi arındırmak, Art of Coffee’de eşsiz bir kahvaltı ve kahve eşliğinde Ebru Uygun’un ‘180 Günde Hayallere Yolculuk’, Azra-Akilah Kohen’in ‘Gör Beni: İki Devrin Hikayesi’ ve Evin İlyasoğlu’nun ‘Ben Leyla Gencer: La Diva Turca’ adlı kitaplarını incelemek ve okumaya başlamak var.

Hafta sonu gezilecek, görülecek yerler, etkinlikler, mekanlar, atölye çalışmaları ve okunacak kitaplar hakkında tüm ayrıntılar yazının devamında.

25 Ocak Cuma

Eataly Mutfak Atölyesi

Benimle İtalya’ya Gel: Napoli Yemekleri

Saat: 19.00-22.00

“Napoli… Pizzanın doğduğu yer, manda sütü mozerellanın ana vatanı, İtalyan mutfağının kalbi! Vespa ile İtalya Eataly’de etkinliği kapsamında gerçekleşen bu ders ile hem Napoli mutfağının sırlarını keşfedin hem de sevdiklerinizi gerçek Napoli tarifleriyle büyülemenin püf noktalarını öğrenin.”

Mönü:

Orata all’acqua pazza

Napoli usulü levrek

Puttanesca

Siyah zeytin, sarımsak ve domates soslu makarna

Torta Caprese con crema Pasticcera all’arancio

Capri bölgesinden bademli ve çikolatalı kek, portokal kreması ile.

Nilgün Belgün’le Aşk ve Komedi

Tim Fettah Aytaç Salonu

Saat: 20.30

Nilgün Belgün’ün ‘İçimdeki Kadın Aşk ve Komedi’ isimli kitabından sahneye uyarlanan müzikli oyunu 25 Ocak’ta TİM Show Center Fettah Aytaç Salonu’nda…

Uzun zamandır büyük ilgi gören “Aşk ve Komedi” oyununda Nilgün Belgün’e profesyonel dansçı Mehmet İris eşlik ediyor. “Aşk ve Komedi” isimli gösteride usta sanatçı, hayatını ve anılarını kimi zaman hüzünlü kimi zaman kahkahalar eşliğinde anlatıyor. İki perdeden oluşan oyun 120 dakikadan oluşuyor.

26 Ocak Cumartesi

Refik Anadol ‘Boğaziçi’ Sergisi

Pilevneli Gallery

Refik Anadol’un “Boğaziçi” adını verdiği dev boyutta son eseri 11 Aralık 2018-27 Ocak 2019 tarihleri arasında sergilenecek.

Sanatçının işleri, mimarlık ve yeni medya sanatları arasında hibrid bir ilişki kurarak, özellikle dijital ve fiziksel varlıklar arasındaki alanı keşfediyor. Sanatçının yeni eseri PİLEVNELİ Mecidiyeköy’de görülebilecek.

Le Petit Chef

Dada Salon Art Gallery

Saat:22.00

Projection Mapping” tekniğinin dünyadaki öncülerinden Skullmapping ekibi Filip Sterckx ve Antoon Verbeeck’in bu müthiş tasarımı, Dinner Time Story projesi ile Londra, Berlin, Dubai, Toronto, Baden Baden, Cenevre, Köln, Stokholm, Kahire ve Nashville’den sonra, sonunda kısa bir süre için İstanbul’da! Dada Salon Art Gallery’nin sanatla dolu baş döndürücü ortamında, her seferinde yalnızca 20 davetli… Ünlü kaşif Marco Polo’nun izinden, gizemli ve büyüleyici İpek Yolu boyunca, Fransa’dan Arabistan’a, Hindistan’dan Himalayalar’a, oradan da Çin’e uzanan 2 saatlik şaşırtıcı ve muhteşem bir yolculuk… Upuzun bir masa, İstanbul Fairmont Quasar Hotel’in uluslararası deneyime sahip ödüllü şefleri ve Le Petit Chef danışmanları tarafından titizlikle hazırlanmış 6 tabaklık enfes degüstasyon menüsü… Çarşamba, Cuma, Cumartesi geceleri 20:00’de, 4 yaş üzeri küçük misafirlerin de katılabileceği Pazar günleri ise 13:00’de… Bu inanılmaz özel deneyimin parçası olmak ve sizi unutamayacağınız eğlenceli bir maceraya çıkaracak Le Petit Chef ile bir an evvel tanışmak için Dada Salon Art Gallery’e bekliyoruz.

27 Ocak Pazar

Mantralar 101

Zorlu PSM – Atölye 2

Saat: 14.00

Zorlu PSM ve Human Art işbirliği ile gerçekleşecek olan atölyenin eğitmeni İpek Tiryaki.

Heyecanla izlediğimiz Netflix’in dizilerinden kült filmlere süper kahramanların yaratılışında kadim öğretilerin verdiği ilhamlardan, gizli varlığından haberdar mısınız? Battle Star Galactica’dan, Eight Sense’e, OA’den, Stranger Things’e spritüel pratikler süper kahramanlar ile gündelik hayata geri döndü.

Spritüel pratiklerden en etkililerinden biri olan mantra meditasyonları belirli bir konuda ilerleme, değişim, dönüşüm kazanmak için bize öncülük eden sesli meditasyonlardır. Mantra Meditasyonları 101 atölyesinde; hayatın bir çok alanında sağlık, sevgi, başarı, bereket, huzur, mutluluk, zihinsel berraklık, bağımlılıklardan arınma, kilo kontorlü gibi ortak isteklerimiz üzerine yoğunlaşan, günlük hayatımızda kendi kendimize uygulayabileceğimiz basit ve temel mantra meditasyon ritüellerini öğreniyor olacağız.

İçinizdeki süper kahramanı gelin mantralar ile çıkarın.

Mekan Tavsiye

Art of Coffee/Bebek

Art of Coffee, bir Bebek kahvecisi. Ancak onu diğer kahvecilerden ayıran özelliği kahvaltılarıyla gönlümüzü çalması ve muhteşem bir dekorasyona sahip olması. Burada dilerseniz öğle yemeği de yiyebilirsiniz. Kahvelere gelirsek… Çekirdekleri Federal Coffee Company’den alıyorlar. Raspberry mocha ve zebra mocha ise mekana has kahveler. Latte, cortado ya da macchiato gibi klasiklerin yanı sıra, chemex ve aeropress gibi demleme kahveler de mevcut.

Kitap Tavsiye:

Gör Beni : İki Devrin Hikayesi / Azra – Akilah Kohen

Gör Beni romanında 1930’lu yılların Türkiye’si yer alıyor. Romanda Ülkü, Dudu ve İlmiye karakterleri öne çıkıyor. Azra Kohen diyor ki “Selim’in ikileminde gezineceğiz.”

Okur romanda, antik zamanların bugüne benzerliklerinde gezinip, din tarihinin hayret verici gerçeklerinden çıkıp, bir devrim hikayesine tanıklık edecek.

180 Günde Hayallere Yolculuk / Ebru Uygun

Ruhunuzun, zihninizin, yaşamınızın temeli olan hayallerinize yolculuğa bugün yelken açıyoruz.
Hazır mısınız? Eğer hazırsanız ihtiyacınız olan her şey bu kitabın içinde.  Hayallerinize ulaşmak çok kolay. Hem de 180 günde!
1994 yılında hayalinden yola çıkarak kurduğu TOÇEV’i (Tüvana Okuma İstekli Çocuklar Vakfı) kuran ve bugüne kadar milyonlarca çocuğa umut olan Ebru Uygun şimdi deneyimlerini okurla paylaşıyor. 180 Günde Hayallere Yolculuk, Uygun’un yolculuğunun hikâyesi. Tüm önerileri kendi tarafından denenmiş ve başarıya ulaşmış. Elinizde bu kitap varken sizin de hayallerinize ulaşmanız çok kolay. Kitabın sayfalarını açın ve Uygun’un her güne özel önerisini gerçekleştirin. Sonra her günün sonundaki soruya cevap verin ve bir kenara not edin. 180 gün boyunca her gün adım adım Uygun’la birlikte hayallerinize doğru yürüyün! Unutmayın varlığınız, yaşadığınız her an, geçirdiğiniz her gün ve yaşamınız eşsiz. Bu hayatı o eşsiz varlığınıza layık bir şekilde yaşamak elinizde. Hayallerinizi ertelemeyin ve onlara giden yoldan şaşmayın. Lütfen bu kitabı elinizin altında bulundurun ve ne zaman onun öğütlerine ihtiyaç duyarsanız, sayfaları karıştırmaya devam edin.

Ben Leyla Gencer : La Diva Turca / Evin İlyasoğlu

Ünlü keman virtüozu Isaac Stern İlk 79 Yılım adlı kitabının önsözünde şöyle der: “Müziğin hizmetine girmek bir meslek edinmek değil, bir yaşam biçimidir. Bunun için iki şeye sahip olmalısın: Birincisi, ne olmak istediğin hakkında küçük yaştan itibaren kesin bir fikre; ikincisi, o isteğinin gerçekleşmesi için gereken özgüvene, mücadele gücüne ve gurura.”
İşte Leyla Gencer’in müzik serüveni bu düşüncenin hayata yansıması olmuştur adeta.
Safranbolulu bir baba ile Polonyalı bir annenin kızı olan Leyla Gencer Çubuklu’da dünyaya geldi, Fransız dadısının çokkültürlülüğü ve evde piyano çalan annesinin söylediği Lehçe şarkılar aracılığıyla henüz hayatının ilk yıllarında müzikle tanıştı. Soprano Arangi-Lombardi ile çalışması hayatının dönüm noktalarından biri oldu. İlk opera temsilini Ankara’da verdi. 1953’te İtalyan radyosundaki kaydıyla da ilk kez sesini dünyaya duyurdu.

Leyla Gencer, küçük yaşından itibaren sahnede olmayı aklına koymuştu. Özgüveniyle, çalışkanlığıyla, savaşçı kişiliğiyle hayatını bu fikre göre şekillendirdi. Opera kültürü olmayan bir ülkeden çıkıp, bu kültürle evrilmiş bir ülkenin, İtalya’nın ortasında kendini ispat etmek için verdiği mücadelelerle, tam yirmi beş yıl boyunca operanın mabedi sayılan La Scala’nın prima donna’sı oldu. Sonraki yirmi beş yıl da, ölünceye kadar, eğitimci olarak opera dünyasına hizmet etti.
Zamanının büyük sopranolarıyla girdiği rekabetle, tarihi şefler ve rejisörlerle birlikte çalışmasıyla, büyük bestecilerin gölgede kalmış yapıtlarını keşfetmesiyle, repertuvarındaki yetmiş üç opera ve canlı temsillerden kaydedilen sesiyle yirminci yüzyıl opera tarihine geçmeyi başaran La Diva Turca, bugün de Divaların Divası olarak anılmaktadır.

Ben Leyla Gencer – La Diva Turca kitabı, sesiyle ve dramatik gücüyle iz bırakan sanatçıyı kişileştirerek kendini var etme yolculuğunda yaşadığı coşkularını, hayal kırıklıklarını, sevinçlerini, acılarını kendi ağzından hikâyeleştirirken, okuru operanın coşkulu yıllarına götürüp müzik dünyasında bir yolculuğa çıkarıyor.

Daha iyi bir sen olmak için D’She Style’da kalın.

*Kaynak: www.biletix.com

www.timeout.com

www.kitapyurdu.com

 

Yukarı