Ana Menü

İstanbul’da Hafta Sonu Rehberi / 18-20 Ocak

Shares
Dikkatlice Oku

D’She Style hafta sonu rehberi🔝

Bu hafta sonu İstanbul’da yapılacaklar listemiz oldukça yoğun. Haftanın yoğun temposundan arınmak, ruhunuzu beslemek ve hayatınızdaki güzel anları çoğaltmanız için İstanbul’daki mekanları, kültür ve sanat etkinliklerini, atölye çalışmalarını, gezilip görülecek yerleri ve okunacak kitapları D’She Style seçti.

Hafta sonu planlarımız arasında; ‘Dali’nin Kadınları’nı seyretmek, Nişantaşı Galvin’de İtalyan Mutfağı’nın keyfine varmak, minik dostlarımızla beraber gidebileceğimiz Arnavutköy Melina Kantina’da kahvaltı yapmak, DasDas’da Sertab Erener ile birlikte şarkılar söylemek, Balat’ın antikacılarında geçmişe yolculuk yapmak ve Maison Balat’ta kahve molası vermek, ‘Hayat Cesurlara Torpil Geçer’, ‘Aşk Olsun’ ve ‘Bir Kadının Yaşamından Yirmi Dört Saat’ kitaplarını okumak bulunuyor.

Hafta sonu rehberinin tüm ayrıntıları yazının devamında.

18 Ocak 2019 Cuma

Galvin – Nişantaşı

Eski Le Petit Maison’un olduğu Maçka Palas’ta People ve Hazine markalarının sahibi Jüpiter Grup tarafından açılan Galvin Nişantaşı oldukça şık bir İtalyan restoranı. Mutfak şefliğini Asım Yıldız’ın yaptığı mekan, İtalyan mutfağının klasiklerini Fine Dining bir atmosferde sunmayı hedefliyor. Girişteki dikdörtgen barı, yüksek tavanlı yemek salonu, açık mutfağı ve orijinal manav bölümüyle Galvin Nişantaşı, Cuma akşamı keyifli bir yemek için seçilebilir.

Dali’nin Kadınları – Zorlu PSM – Turkcell Platinum Sahnesi

Saat: 21.00

“Marilyn Monroe, Virginia Woolf, Edith Piaf ve Frida Kahlo aynı anda sahnede. Dali’nin Kadınları her biri ayrı renk olan efsaneleri bir araya getiriyor. Çarpıcı ve değişik bir üslup ile sahneye aktarılacak olan ve absürt komedi olarak nitelendirilen, aynı zamanda müzikal, trajedi ve gerilim unsurlarının da olduğu oyunda izleyiciler, olağandışı bir yüzleşmeye tanık olacak. Koyu renkli bir şölen bu!

Bir yer, herhangi bir zaman, Edith Piaf, Frida Kahlo, Marilyn Monroe, Virginia Woolf, bir Kişi, biraz da Dali Salvador Dali, hepsi bir zihnin davetinde… Bazen diğerinin yerine geçiyor öteki, bazen kendi yerini bulamıyor, kimi zaman da dünyadan yardım istiyorlar. Bu sorgu hengamesinde herkes diğerine şüpheyle bakarken, en şaşırtıcı sorular bir çantadan çıkıyor, en beklenmedik yanıtlar masanın altında, geçmişten bir anda, odanın tam ortasında gözlerinin içine bakıyor. Bugün, geçmiş, gelecek, sanat, hayat, sorular… Merhaba komşu, akşam müsaitseniz babamlar sizi tacize gelecek? – Dudağınızın kenarında kırmızı bir şey var, en son öldürürken mi öptünüz? – Bir kadını seversem ne zaman kurşuna dizilirim? Sorularımız, sorunlarımız, hatta travmalarımıza dair öyle bir gümbürtü kopuyor ki, tek bir ses duyulmuyor kimseden. Müzik, dans, kahkaha, gözyaşı ve hüznün sesi dışında elbette…Hep katilin kim olduğunu merak ettik, peki hangimiz yaşıyoruz ki?”

19 Ocak 2019 Cumartesi

Melina Kantina – Arnavutköy

Melina Abdo tarafından açılan Melina Kantina’nın mönüsünü Türk ve Dünya Mutfağı oluşturuyor. Ağırlıklı olarak kahvaltı ve öğle yemeği sunan mekanın en keyifli tarafı, sevimli dostlarınızla birlikte sizi kabul etmeleri.

Mekanın mönüsünü bizzat kendisi oluşturan Melina Abdo, tüm yemek tariflerinin kendisine ait olduğunu, tatlıların tariflerini ise annesinin hazırladığını dile getiriyor. Annesi Amerikalı olduğu için tatlılar konusunda tam bir gurme olduğunu da belirtiyor.

Sertab Erener Konseri – DasDas Sahne

Saat: 22.00

Sertab Erener’in muhteşem sesi ile söylediği şarkıları dinlemek ve keyifli bir Cumartesi akşamı geçirmek için hemen yerinizi ayırtın.

20 Ocak Pazar

Pazar gününüzü Balat’ı keşfetmeye ayırın ve bolca yürüyeceğinizi aklınızda bulundurarak rahat giyinerek evden çıkın. Balat’ın değişen yüzü insanı tuhaf bir sakinlik veriyor. Adım başı minik kafelerin, rengarenk boyanmış evlerin ve şirin dükkanların sizi kucakladığı Balat’ta antikacıları, Mezatçıları ve ikinci el eşya satan eskicileri gezip görmenizi tavsiye ederiz.

Özellikle vintage ve tasarım dükkanlara mutlaka uğramalısınız. Çünkü hepsinin buluştuğu ortak nokta geçmişe verdiği değer. Kimi dükkanlarda satılan objeler el yapımı ve yeni tasarımlar. Kimi dükkanlarda ise çocukluğunuzdaki oyuncaklar ile karşılaşmanız mümkün.

ManuMundi, Bazen açık dükkan, Kulis Vintage, Rag’n Roll Second Hand And Vintage ve Maison Balat bu dükkanlardan bazıları. Balat gezisine mola vermek istediğinizde ise Maison Balat harika bir seçim olacaktır. Kulağınıza fısıldanan Fransız müzikleri eşliğinde nefis havuçlu tarçınlı kek ve yanında kahve söyleyebilir, ihtişamlı fener rum lisesi manzarasını izleyerek Balat’ın büyülü dünyasında keyifli vakitler geçirebilirsiniz.

Okumanızı tavsiye ettiğimiz kitaplar ise;

Bir Kadının Yaşamından Yirmi Dört Saat/Stefan Zweig

Zweig bu novellası’nda bir kadının yaşamını bütünüyle değiştiren yirmi dört saatlik deneyimini anlatırken, insanda içkin saplantıların ve dayanılmaz arzuların sınırlarında gezinir. Özgürce ve tutkuyla içgüdülerinin peşine takılan bir kadının bu kısa ve yoğun hikâyesi, kadın kalbinin sırlarına ermiş ustanın kaleminde olağanüstü bir anlatıya dönüşür. Yapıtı için mekân olarak muhteşem atmosferiyle Fransız Riviera’sını seçen Zweig, 1920’li yılların sonlarında Avrupa’nın “kibar” tabakasının ikiyüzlü ahlak anlayışına yönelik eleştirel tavrıyla dikkat çeker.

Hayat Cesurlara Torpil Geçer/Bircan Yıldırım

Hayat sadece yola çıkmayı göze alanları kahramanlaştırır…

Yıldırım aynı yere iki kere düşer mi?
Düşer…
İki kere de düşer, üç kere de.
Yeter ki yağmurun altında durmaya cesaret et.
Öfkeyle, rekabetle, küçümsemeyle, eleştiriyle ve yargıyla dolu konforlu alanını terk edebilmeyi başardığında hazır olduğun seni bulur.
Unutma ki, aradığın da seni arıyor.
Yaşamının dümeni kendi ellerinde…
Kalbinin rehberliğini kimsenin karanlık kuyularında yitirme.
Uçurumlar, dümeni kıracağın rotayı verirler sana.
İhtiyacın olan tek şey cesaret…
Yola çıkmaya, yağmurda ıslanmaya, kahraman olmaya cesaret et…

Aşk Olsun/Demet Cengiz

Bir öykü anlattım sana, bu dünyanın ötesinden, evvelinden; içinde kanatlar olan. Bal rengi gözleriyle, ruhun derinliklerini görebilen bir kartal kanatlarını açmıştı. Sadece yüreğiyle dinleyenler anlamıştı.
Bir rüya anlatacaktım sana, deli olduğumu düşünecektin. Anlatsaydım keşke. Düşünseydin keşke.
Nerede o dağları delen adamlar? Çölleri geçenler? Kulelere tırmananlar? Cadıyı kovalayanlar? Kötü kalpli büyücüyü haklayanlar? Hadi, demiştim, bu öyküde esas kız kurtarsın esas oğlanı. Ne çok hendeğin vardı, aşılacak. Ne çok ejderhan vardı, dövüşülecek. Ne çok korkun vardı, kovulacak. Ne çok büyücün vardı, savaşılacak…
Bu kitapta Demet Cengiz, sağ elini kalbine koyup, “Aşk Olsun” diyerek derviş selamı veriyor, okurun önünde eğiliyor. 
“Ne âşık olmak zorundayız ne arif ne de âlim. Hatta pervane olmak zorunda bile değiliz” diyor.
Ve ekliyor:
Hayat denen bu oyunun kazananı yok, biliyorsun değil mi? Sonunda herkes ölüyor.

 

Daha iyi bir yaşam stiline sahip olmak için D’She Style’da kalın.

Yukarı