İnsülin Direncine Dikkat

240

D’She Style tavsiye eder🔝

Kiloyu ve zindeliği yaşam boyu korumanın en önemli püf noktası kan şekeri seviyenizi nasıl dengede tutacağınızı bilmektir. Kan şekerinin gün boyunca dengeli olması, aynı zamanda hücresel enflamasyonla ilişkili hastalıkları önlemenin ve iyileştirmenin de püf noktasıdır.

Dr. Christiane Northrup, ‘Kadının Bedeni, Kadının Bilgeliği’ adındaki kitapta kan şekerinin dengede kalmasının yollarını ve insülin direncinin vücuda verdiği zararları şöyle anlatıyor;

Kan şekerini hızlı yükselten gıdalar yemekten doğan yüksek kan şekeri, pankreasın insülin hormonu salgılaması için sinyal verir. İnsülin, kandan şekeri alarak yakıt olarak yakılabilene dek bu şekeri hücrelerde biriktiren hormondur. Bu enerjiye hemen ihtiyaç yoksa fazla enerji yağ olarak depolanır. Dengeli kan şekeri doğru miktarda protein, doğru türde karbonhidrat ve doğru tür ve miktarda yağı doğru zamanda tüketmenin sonucu elde edilir.

Tahıl bazlı ve düşük yağlı bir beslenme uygulamak sanılanın aksine kilo alınmasına neden olur. Aynı zamanda uzun saatler aç kalmak, akşamüstlerinden başlayarak yatma vaktine kadar atıştırmalıklarla öğünleri geçiştirmek, iştah kontrolünü zorlaştırır ve tatlı isteğini arttırır.

Öyleyse, düşük yağlı, yüksek kompleks karbonhidratlı, sağlıklı ve ince kalınmasını sağlaması gereken vejetaryen beslenme ile ilgili yanlış giden nedir?

Çok fazla tüketilen karbonhidrat insülin seviyesini yükseltir, bu da vücudun fazla kalorileri yağ olarak depolamasına neden olur. Yeterli miktarda protein alımı ise bedenin yağ yakmaya başlamasını sağlayan glukagonu yükseltir.

Beslenmeye daha fazla protein eklemek ve tahıllar ile yüksek glisemik indeksi olan yiyecekleri en aza indirmek ise şeker isteğini azaltır.

Yapılan araştırmalara göre; glisemik stres ve aşırı insülin salgılanması olarak bilinen sorunlar çocuklukta başlar ve kan şekerini çok hızlı yükselten besin değeri düşük ve rafine gıdaların çok fazla tüketilmesinin bir sonucudur. Bu durum, hiç diyabet olmayacak kişilerde bile geçerlidir. Glisemik indeksi yüksek gıdalardan günlük olarak çok fazla tüketmek, kan şekeri fazla olduğunda meydana gelen serbest radikal hasarı nedeniyle oluşan glisemik stres/kan damarlarının enflamasyonu ile sonuçlanır.

Zamanla kan damarının iç yüzeyi kalınlaşarak insülinin dışarı çıkıp hücrelere ulaşmasını giderek daha da zorlaştırır. İnsülin direnci aslında kan şekerinin en verimli şekilde yakılması amaçlanan bölge olan iskelet kaslarında başlar. Glisemik stres ve enflamasyon damarların sertleşmesine ve zirve yapmış bir insülin direnci veya metabolik sendroma zemin hazırlar. Genetiğinize bağlı olarak metabolik sendrom ya diyabetle ya kalp hastalığıyla ya da her ikisiyle birden sonuçlanır.

Vücudumuzdaki bütün hücreler insülinden etkilenir. Örneğin baş ağrısı ve uykusuzluk dahil bütün kronik hastalıkların temelinde insülin vardır. Zamanla kan şekeri seviyeleri yüksek seyretmeye devam ettikçe hücrelerin üzerindeki insülin reseptörleri yüksek kan şekerine yanıt verme yeteneklerini kaybeder. Beslenmede yer alan yanlış yağ tipleri de hücre zarı üzerindeki insülin reseptörlerini değiştirerek probleme katkıda bulunur. Beraberinde pankreas insülin üretme yeteneğini, hücreler de insülin hassasiyetini yitirir. Sonucun tip 2 diyabet olması muhtemeldir.

Kilo aldıkça kan şekerini hücrelere iletmek için daha fazla insülin gerekir. İnsülin depolama hormon olduğu için seviyeler ne kadar yüksek olursa vücut için yakıt olarak yağ açığa çıkarmak da o kadar zorlaşır. İnsülin gerçekten de yağların olduğu yere kilitlenir. İnsülin kilo alımına sebep olduğu gibi aynı zamanda kilo vermeyi de zorlaştırır.

Daha iyi bir sen olmak için D’She Style’da kalın.