İçindeki Çocuğa Sarıl!

41

Şimdiye kadar hiç neden gerçekten kötü bir seçim yaptığınızı, kendinizi bir ilişkide onurlandırılmadığınızı veya tam manasıyla değerli hissetmediğinizi merak ettiniz mi?

Yaptığınız seçimlerin zorlayıcı olmasının ya da dinmeyen kalp ağrınızın nedeni iyileştirilmeyi bekleyen bir çocukluk yarası veya travması olabilir. Hepimizin içinde anılarımızı, umutlarımızı, sevinçlerimizi, hayallerimizi ve küskünlüklerimizi ezbere bilen bir çocuk vardır. Birer yetişkin olduğumuzda geçmişte yaşadığımız, unuttuğumuzu sandığımız ama asla unutmadığımız travmalar kendimizle ve başkalarıyla sağlıklı bir ilişki kurmamızı sabote edebilir.

İlişkilerimizde;

Sınırlarımızı belirleyemiyorsak

Kendimizi değersiz hissediyorsak

Sık sık ‘Ben bunu hak etmedim!’ diyorsak

Güven, sadakat, inanç duygularımız zayıfsa

Her an bir terk edileceğimizden, aldatılacağımızdan endişe duyuyorsak

Onaylamadığımız davranışları kabulleniyorsak

Yaşadığımız berbat durumları kader zannediyorsak, bütün bunların nedeni yaralı bir çocukluk yüzünden olabilir.

Bir çocuğun güven duygusunu öğrendiği yer ailesidir. Birbirine değer vermeyen, şefkat beslemeyen, saygı duymayan anne babaların büyüttüğü çocuklar sevmenin ve sevilmenin ne demek olduğu kavrayamadıklarından, yetişkinlik dönemlerinde aşkı tamamlanmak, sevmeyi ise sığınmak zannederler.

Yetersiz sevilmeyi öğrenen küçük kalpler, kendini her zaman eksik hisseder ki biri gelip onları ‘Tamamlasın!’ Oysa, aşk tamamlanmak ya da iyileştirmek demek değildir. Aşk, zaten mutlu olan bir kalbi sarıp sarmalamaktır. Zaten ‘Tam ve değerli’ olan bir ruha eşlik etmektir.

Eğer ilişkilerini sorguladığında bir şeylerin içine sinmediğinden yakınıyorsan, önce içinde ağlayan çocuğun yaralarını sarmalısın. Ona güvende olduğunu söylemelisin. Ve korkacak hiçbir şey olmadığını… Kendini aşka adamakla aşkla sevmenin arasındaki ayırımı fark etmenin yolu içindeki çocukla barışmaktan geçer.

Çocukluk travmalarının üstesinden gelmek için;

1. Çocukken neden daha fazlasına sahip olmak istediğinizi belirleyin.

İster çok zorlayıcı ya da yaralayıcı olsun, hepimizin çocukluk yaraları var. Geriye baktığınızda hayatınızda daha fazla değer, koşulsuz sevgi, eğlenceli, anlayışlı yetişkinler, koruma, aidiyet, güven, rehberlik, özgürlük, kabul, cesaret, onay veya başka bir şey olmasını dileyebilirsiniz. Hiç kimsenin çocukluğu mükemmel değildir ve geçmişte var olan bazı insanlar oldukça rahatsız edicidir.

2. Ortaya çıkan duygularla yüzleşin.

Çocukluk çağı yaralarının tanımlanması, ebeveynlerinizi suçlamayı gerektirmez. Bununla birlikte, bu tür çalışmalar öfke, kızgınlık, üzüntü, boşluk, depresyon, keder, hayal kırıklığı, özlem, karışıklık, pişmanlık, korku, endişe ve acı gibi güçlü duyguları beraberinde getirebilir. Kendinize karşı nazik olun. Bu rahatsız edici duyguların diğer tarafında daha fazla barış, sevgi, anlayış ve kabul vardır. Bunları fark etmek için kendinize zaman tanıyın.

3. Halen çocukluk döneminden kalan kendini sabote eden kalıpları tanımak.

Bazen sevmediğimiz şeyleri bile yeni tanıdığımız insanlar için yeniden yaratmaya devam ediyoruz. Çocukluktan gelen sorunlarınız varsa, bazen diğer kişinin size anlayış gösterme şansının yüksek olduğu kişisel ve profesyonel ilişkileri seçebilirsiniz. Ya da terk edilme korkusunu yaşamınızda olma şansını gerçekten hak eden insanlara yansıtabilirsiniz. Yetişkinlikte yeniden yaratılan negatif çocukluk kalıplarının farkındalığı, bu kalıpları değiştirmek ve daha sağlıklı duygular yaratmak için harikalar yaratabilir. Hepimiz çocukluktan gelen sağlıksız kalıpları yeniden yaratırız, bu yüzden içlerinden birini keşfederseniz kendinizi affedin.

4. Bugün kendinize başkalarının size çocuklukta vermesini istediğiniz şeyleri verin.

Çocukluğun zorluklarından biri, diğerlerine büyük ölçüde güvenmemizdir. Mali durum ve istikrar büyümeniz için bir sorunsa, hayatınızda daha fazla dünyasal kaynak yaratan eylem adımlarına öncelik verin. Kendi ihtiyaç ve isteklerinize dikkat edin. Sizi benzersiz bulan ve başarılarınızı kutlayan, sizinle etkileşim kurmaktan kendini ayrıcalıklı hisseden kişilerle ilişkiler geliştirin.

5. Koşulsuz sevgi ve destek duygusu için meleklerinizle iletişim kurun.

Hepimiz bizimle yürüyen ve bizim adımıza yorulmadan çalışan meleklere sahibizidir. Ancak ne kadar ve ne zaman müdahale edebilecekleri konusunda sınırları vardır. Bununla birlikte, meleklerinizle daha yakın bir ilişki geliştirmek; sevilen, beslenen, önemli ve korunan hissetmek isteyen içinizdeki çocuk için iyileştirici olabilir. Melekler ayrıca çocukluğunuza dair manevi bir bakış açısı geliştirmenize yardımcı olabilir ve birer yetişkin olarak mutlu bir yaşam sürdürme konusunda size rehberlik edebilir.

6. Bir çocuğunuz yoksa başka çocuklarla bağ kurun.

Gerçekten zor bir çocukluğunuz varsa, pastoral çocuklukları olan çocukları veya gençleri gözlemlemek sizi tetikliyorsa, hatta yoğun kıskançlık duygularınızı ortaya çıkarırsa şaşırmayın. Tüm çocukların daha fazla sevgiye ve ilgiye ihtiyacı olduğunu kendinize hatırlatın. İlgi gösterdiğiniz çocuk (veya çocuklar) kendi çocuğunuz, bir akrabanızın çocuğu, bir arkadaşınızın çocuğu, bir şeyler öğrettiğiniz bir çocuk veya gönüllü bir fırsatla tanıştığınız bir çocuk olabilir. Bu çocuğu sevgiyle besleyin ve ona kendisini özel hissettirin. Size kendi çocukluğunuzla barışmanın yollarını küçük ya da büyük şekillerde gösterme fırsatı verebilir. Bir çocuğun yörüngesinde sevgi dolu, şefkatli, korucu bir melek olmak harika bir deneyim olacaktır. İkiniz için de şifa olacağını unutmayın!

7. Ruhunuzdaki yaraları iyileştirmek ve acıdan özgüleşmek için mutlaka bir uzmandan profesyonel yardım alın.

Geçmiş geçmişte kalmış olabilir. Ancak yarattığı hasar bu gününüze zarar verir. Sağlıklı ilişkiler kurabilmek ve kendi değerinizi fark etmek için destek almayı deneyin.

Sevgiyle ve Işıkla,

Sevgim Çöloğlu