9.2 C
İstanbul
Pazartesi, Ekim 26, 2020
Daha Fazla

    Son Eklenenler

    Ahududulu ve Çikolatalı Örgü Tart

    Eğer kahvaltıda mısır gevreği veya yulaf ezmesi görmekten sıkıldıysanız, bugün kendinizi ahududulu ve çikolatalı tart ile ödüllendirin. Çıtır çıtır dağılan hamura karışan erimiş çikolata ve...

    Zehirli İnsanlarla Nasıl Başa Çıkarsınız?

    Zehirli insanlarla uğraşmak, hepimizin bir noktada hayatımızda yüzleşmek zorunda olduğu bir şeydir. Narsistler, kompülsif yalancılar, sosyopatlar, manipülatörler, dedikoducular ve kendine acıma içinde duyguları içinde yuvarlananlar,...

    Doğru Poz Vermek İçin İpuçları

    Önceleri fotoğraf çektirirken en doğal halimizle kameraya gülümsüyorduk. Fakat şimdilerde fotoğraf çektirmek bir hayli önemli. Çünkü onlar artık albümlerde, çeçevelerin içinde sınırlı kalmıyor, sosyal medyada...

    Çikolatalı Mocha Chia Puding

    Çikolatalı Mocha Chia Puding, tatlı krizleriniz için hızlı ve kolay bir tarif! Biraz latte gibi ama chia puding formunda. İçindeki espresso kadifemsi çikolatanın tadını çok...

    Eylül Ayında Okunacak Kitaplar

    Sayfalarını çevirmeye başladığınız bir kitap sizi olduğunuz yerden alıp hiç tanımadığınız insanların dünyalarına götürür.

    Bazen bir yazarın ustaca kurguladığı bir hikayenin bazen de gerçek bir yaşam öyküsünün içinde bulursunuz kendinizi.

    İşte bu yüzden kitaplar hep çok özeldir. Sizin için raflardan seçtiklerimizin arasında bir fincan kahve eşliğinde okuyacağınız bir kitap mutlaka vardır.

    Enerji Vampirleri / Tobias Beck

    Siz de mutlaka birkaç “enerji vampiri” tanıyorsunuzdur. Bunlar bütün gün şikâyet eden, hiçbir şeyden hoşlanmayan, hep mağdur olan insanlardır: hava berbat, bugün pazartesi, komşu yine yanlış park etmiş… Bu tür insanlar, etraflarındaki herkesi aşağı çekebilirler.

    Enerji Vampirleri, başkaları tarafından kontrol edilmek yerine kendi hayatlarımızı nasıl başarılı bir şekilde yaşayabileceğimize dair mizahi ve kışkırtıcı tavsiyeler içeriyor. Motive edici ve esprili üslubuyla Tobias Beck, kendimizi kronik şikâyetçilerden kurtarmak için ihtiyaç duyduğumuz koçluğu sağlıyor; özel ipuçlarıyla hayat enerjimizi düşüren her şeyi kendimizden uzaklaştırmanın yollarını gösteriyor.

    (Tanıtım Bülteninden)

    Psikolojik Açıdan Sınav Kaygısı ve Baş Etmenin Yolları / Ahmet Alkayış

    Sınavda başarılı olan adaylar, öğrendikleri bilgiyi o esnada çok iyi kullananlardır. Başarılı olamayıp yeterli punanı alamayanlarda var olan bilgiyi sınav anında iyi kullanamayanlardır. Çünkü sınav anında aşırı gerginlik ve stres bilginin unutulmasına neden olur. Sınava hazırlanan adaylar arasındaki en temel fark ise sınav anında bilgilerinin ne kadarını kullandıklarıdır. Öyleyse sınav sonucu her ne şekilde olursa olsun zeki veya başarısız bir insan yargısını ortaya çıkarmamalıdır. Sınavda elde edilen başarı, her şeyin başlangıcı; başarısızlıkta bir mahvoluş, her şeyin sonu olarak görülmemelidir.

    (Tanıtım Bülteninden)


    Pandalar Uçabilir / Caner Yaman

    Yaralar sarılır, küsler barışır, gece aydınlanır.

    İnandığın doğrular aslında birer masaldır. Masallar acıtmaz gerçekler kadar, gerçek masaldan daha yalandır.

    Yağmur yağar. Sonra diner.

    Bazıları hiç dönmez. Bazı acılar diner.

    Bazı yaraları kim okşasa geçmez.

    Er geç iyileşir hakkına girilen yürekler. Bu devran böyle sürüp gitmez.

    Bir gün…

    Susayan kanar susadığı ne varsa.

    Aşka doyar mesela, ya da gülümseyen insan suratlarına.

    Gülmek güzeldir. Yaşamak güzeldir. Sevmek güzeldir.

    Güzel olan her şey nefreti yenebilir.

    İnanmak her güçlüğü yenebilir.

    Eğer inanırsan, pandalar bile uçabilir…

    (Tanıtım Bülteninden)

    Osman / Ayfer Tunç

    Her şey olmak isterken hiçbir şey olamayan, gün gün, adım adım hem servetini hem kendini tüketen bir adamın, Osman’ın hikâyesi bu roman.

    Pahalı markaların, lüks yaşamın gösterişine dalıp bir kültürün, bir sınıfın yok oluşunu, kendileri de o kültürle birlikte yok olmalarına rağmen fark edemeyen bir kuşağın çarpıcı hayatını anlatıyor Ayfer Tunç.

    Müzik stüdyolarından, araba galerilerinden, marinalardan geçip kapak kızlarının sert gerçekliğine çarpan… bir hafriyat kamyonunun gece yarısı yapayalnız bir adama çarptığı gibi çarpan bir hikâye.

    (Tanıtım Bülteninden)

    Arafta Bir Ruh / Elif Şafak

    Sosyal, kültürel, ruhsal ve bedensel anlamda tam bir arada kalmışlığın yazarı olan Elif Şafak, Araf’ta bir ruh gibi sürekli bir yere, bir kültüre ve bir bedene tam olarak ait olamamanın ıstırabını yaşayan insanların öykülerini anlatır. Anlatılardan geriye kalan, boşlukta ve Araf’ta olmanın huzursuzluğudur. Sanatın amacı, biraz da bu noktada saklıdır; insanı en büyük hakikat karşısında huzursuz etmek ve onu daha naif bir yaşama yöneltmek…

    (Tanıtım Bülteninden)

    Bir Nefes Gibi / Ferzan Özpetek

    … hayat bir nefes gibi akıp gidiyor. Ve geride yalnızca, isteyip de yapamadıklarımızın özlemiyle, bizi biz yapan tüm yaşanmışlıkların farkındalığı kalıyor.

    Sergio ile Giovanna, güneşli bir pazar günü evlerinde bir dostlar sofrası kurma hazırlığındayken ansızın karşılarında davetsiz bir misafir bulurlar: Kapılarını çalan yorgun görünümlü yaşlı kadın Elsa Corti’dir ve uzaklardan, İstanbul’dan gelmiştir. Yaklaşık yarım asrı bulan sürgün yıllarının ardından ülkesine dönen Elsa Corti’nin evinin yeni sahiplerine anlatacakları, ama daha önemlisi, yıllardır görmediği ablasına, hayatının aşkıyla ilgili söyleyecekleri vardır…

    Ferzan Özpetek, okurlarını Roma ile İstanbul, şimdi ile geçmiş arasında, iç içe geçen yaşamların ve yazgıların hükmettiği gizemli bir yolculuğa çıkarıyor. Et ve tırnak gibiyken yıllar önce meydana gelen bir olayla yollarını ayıran iki kız kardeşin karanlık sırları etrafında örülen Bir Nefes Gibi, tutkularına esir düşenleri, kadere meydan okuyanları, sevgiyi, ihaneti ve her şeye rağmen yılların tüketemediği umudu anlatıyor…

    (Tanıtım Bülteninden)

    En Hüzünlü Eylül / Osman Balcıgil

    Hüzünlüdür İstanbul, Eylül 1955’ten beri…

    Kadim kentin destansı tarihinde, 6/7 Eylül 1955’te yaşanan büyük yıkım kuşkusuz çok özel bir yer tutar.

    Acısı hep sürecek bu büyük altüst oluş, toplumsal olduğu kadar bireysel anlamda da derin kırılmalara yol açmıştır. Tıpkı Suzan ve Yorgo’nun aşkında olduğu gibi.

    Suzan ve “sevgili papazı”nın büyük dramını okurken, kendinizi İstanbul dekorunda, tarihin içinde, “soluksuz ve dipsiz” bir yolculuğa çıkmış bulacaksınız.

    Bir yas, beş yıl süreyle her gün ve yirmi dört saat tutulur mu?

    Suzan ve Yorgo’nun aşkı kadar büyükse, evet!

    Balcıgil romanına “Söyledim ve ruhumu kurtardım!” diye başlıyor. Çünkü, hepinizin merak ettiği önemli nedenleri var.

    EN HÜZÜNLÜ EYLÜL büyük bir aşkın olduğu kadar, büyük bir hesaplaşmanın da romanı.

    (Tanıtım Bülteninden)

    Artık Daha Güçlüyüm / Zeus Kabadayı

    Çünkü mutlu son her zaman vardır.

    İlk olmak iyi midir bilmiyorum ama bence herkes sevdiğinin sonu olmalı.

    Çünkü bazen birinci olmak bir şeyleri kazandığın anlamına gelmez.

    Emin ol sonbahar bir daha gelecek ve kaldığın tüm dersleri vermiş olacaksın.

    Bütün yarışlarda birinci olmak zorunda değilsin, sayıların ne önemi var ki?

    Bazen sonuncu olmak dünyanın en güzel şeyidir.

    Filmlerde bile mutlu ilk yazmaz, mutlu son yazar.

    Şimdi al eline kalemi kâğıdı ve kendi mutlu sonunu kendin yaz.

    Çünkü mutlu son her zaman vardır.

    (Tanıtım Bülteninden)

    Kendinizi Onurlandırın / Patricia Spadaro

    Kendinizi Onurlandırın, günümüzün kilit paradoksları ve stres etkenlerinden biriyle başa çıkmak için ustalıkla yol gösteriyor: Başkalarının ihtiyaçlarıyla kendi ihtiyaçlarımız arasında, vericilik ve alıcılık arasında denge kurma paradoksuyla. Başkaları için ödün vermeli miyim yoksa vericiliğim kendime yönelik mi olmalı? Cömert mi olmalıyım yoksa sınırlar mı çizmeliyim? Bunun gibi gerilim noktaları yaşamın yalnızca doğal bir parçası değil, yaşamın ta kendisidir.

    Modern toplum dengeyi tekrar sağlamamıza yardım edecek yeterli donanıma sahip değilken, Doğu’nun ve Batı’nın bilgeleri konunun uzmanlarıdırlar. Kendinizi Onurlandırın, onların bizlere verdiği uygulanabilir ve şaşırtıcı tavsiyeleri inceliyor.

    (Tanıtım Bülteninden)

    Verda / Serhat Ulağlı

    Mutluluk; bir daha gelsen dünyaya, aynı hatalarınla, olamayışlarınla, pişmanlıklarınla yeni baştan yaşamayı isteyebilmendir. Mutluluk; hayranlıkla baksan da kendine, kendindeki eksikliği, nefretle baksan da ötekine, ondaki kendini görebilmendir. Kısaca mutluluk, yaşamayı bilme, yaşayabilme ve yaşatabilmendir. Hiçbir şey için hiçbir zaman geç değildir ve unutma ki her arayış bir kayboluşun, her kayboluş da yeni bir buluşmanın bir başlangıcıdır.

    Bu kitap, etraflarını çevreleyen dünyanın değerleri ile yokluğa sürüklenmiş, ancak yokluğu, varlıkla buluşmuş günümüz dünyasının değerlerinin, aldanma, aldatma ve aldatılma ekseninde kaybolmuş bireylerin hayatını konu etmektedir.

    Bu kitap, hiçlik içinde bir varlık olduğunu göstermesi amacıyla cinsiyet, zaman, mekân gibi tüm aidiyetlerden soyutlaştırılarak kaleme alınmıştır. Bu nedenle anlatılan; senin, benin, onun, kısacası hepimizin anlatıl(A)mamış hikâyesidir.

    Serhat Ulağlı

    (Tanıtım Bülteninden)

    Latest Posts

    Ahududulu ve Çikolatalı Örgü Tart

    Eğer kahvaltıda mısır gevreği veya yulaf ezmesi görmekten sıkıldıysanız, bugün kendinizi ahududulu ve çikolatalı tart ile ödüllendirin. Çıtır çıtır dağılan hamura karışan erimiş çikolata ve...

    Zehirli İnsanlarla Nasıl Başa Çıkarsınız?

    Zehirli insanlarla uğraşmak, hepimizin bir noktada hayatımızda yüzleşmek zorunda olduğu bir şeydir. Narsistler, kompülsif yalancılar, sosyopatlar, manipülatörler, dedikoducular ve kendine acıma içinde duyguları içinde yuvarlananlar,...

    Doğru Poz Vermek İçin İpuçları

    Önceleri fotoğraf çektirirken en doğal halimizle kameraya gülümsüyorduk. Fakat şimdilerde fotoğraf çektirmek bir hayli önemli. Çünkü onlar artık albümlerde, çeçevelerin içinde sınırlı kalmıyor, sosyal medyada...

    Çikolatalı Mocha Chia Puding

    Çikolatalı Mocha Chia Puding, tatlı krizleriniz için hızlı ve kolay bir tarif! Biraz latte gibi ama chia puding formunda. İçindeki espresso kadifemsi çikolatanın tadını çok...

    Editörün Seçimi

    Doğru Poz Vermek İçin İpuçları

    Önceleri fotoğraf çektirirken en doğal halimizle kameraya gülümsüyorduk. Fakat şimdilerde fotoğraf çektirmek bir hayli önemli. Çünkü onlar artık albümlerde, çeçevelerin içinde sınırlı kalmıyor, sosyal medyada...

    Mutluluğu Başkasında Aramayın!

    Mutluluğu başkasında aramak bir dramdır. Bir düşünün; birinin iki dudağının arasında gizlenmiş sözlere bel bağlamak esaret değil midir? Sevdiklerinizle keyifli vakit geçirirken mutlu olursunuz. Kedinizin...

    Vedalaşmak Değişime Açılan Kapıdır

    Değiştirmeye cesaret edemediğimiz şeyleri hayatımızda tutmaya devam ederiz. Bir şehirden başka bir şehire taşınmak, bir evden ayrılmak, bir ilişkiden kopmak, bir dosttan vazgeçmek, bir...

    Toksik Arındırıcı Üç Günlük Detoks Kürü

    Yanlış beslenme alışkanlıkları zamanla vücudumuzdaki toksik maddelerin artmasına neden olur. Vücutta oluşan toksik maddeler, sindirim problemleri, cilt sorunları, halsizlik ve hatta ani ruhsal değişimlere yol...

    Stiliniz Kendinizi Dünyaya Anlatma Şeklinizdir

    Giyim tarzınız, kendinizi dünyaya anlatma şeklinizdir. Seçtiğiniz kıyafet kodlarından renk tonlarına, bir odaya sinen parfümünüzden ayak seslerinize kadar tepeden tırnağa her şey sizi anlatır. Ancak...