Ergeninizle Pozitif İletişim Kurun

103

D’She Style çocuk🔝

Ergenlik dönemi, çocukluktan çıkıp yetişkin olmaya doğru uzanan bir gelişim sürecidir. Gençlerin ne çocuk ne de yetişkin olarak kabul gördükleri bu geçiş dönemine uyum sağlamaya çalışmaları esnasında fiziksel ve duygusal değişimler yaşamaları zaman zaman krizlere ve çalkantılı bir ruh haline sebep olabilir.

Ergenlik döneminin sağlıklı gelişmesi, büyük ölçüde anne ve babaların yaklaşımına bağlıdır. Genel olarak 11-18 yaş aralığında süren ergenlik dönemi, bireylerin duygu durumlarının hızla değişmesine sebep olabilir. Kendinden oldukça hoşnut olan bir ergen, aniden fiziksel özelliklerinden yakınmaya başlayabilir ya da kolayca sosyalleşirken içine kapanabilir. Benzer şekilde sakin bir yapıya sahipken hırçın ve isyankar olabilir. Bütün bu dalgalanmalarla başa çıkmak elbette mümkün. Anne ve babaların çocukluktan çıkıp yetişkin olmaya uzanan yolculukta onlara destek olmaları, anlayış ve sabır göstermeleri ile birlikte tam anlamıyla iletişim kurmaları hem ergen birey hem de aileler için sürecin kolayca atlatılmasıı sağlayacaktır.

Sesleri çatallaşmaya başlayan ve yüzlerindeki sivilcelerden rahatsızlık duyan, giydikleri hemen her kıyafetin kendilerine yakışmadığını düşünen ergen bireyler için küçük bir ayrıntıyla hayatın kaosa dönmesi ihtimali bile ne denli zordur. Kendinizi bir anlığına onların yerine koyun; kimlik arayışı içinde olduğunuzu, bir topluluğa ait olma çabanızı, beğenilme, değer görme, takdir edilme arzunuzun sizi nasıl da yorduğunu hayal edin. En basit bir olumsuzluğun özgüveninizi yerle bir ettiğini, bir yandan özgür olma isteğiyle hayatı keşfetmek üzere hazır olduğunuzu, bir yandan da hayalini kurduğunuz pek çok şey için yaşınızın el vermeyişi karşısında çaresiz kaldığınızı düşünün. Aynı anda hem çok cesur, hem çok endişeli hissettiğinizi, aynı anda hem herkesten uzaklaşıp yalnız kalmayı istediğinizi, hem de hayata karışmak için yerinde duramadığınızı hayal edin. Muhtemelen kendi yaşadığınız ergenlik sürecinizi çoktan unuttunuz ama o yıllara kısacık bir an geri dönmek bile size kendinizi nasıl da huzursuz hissettirdi değil mi?

Ergenlerde söz konusu olan belirli davranış biçimleri şöyledir;

Kimlik arayışı
Yalnız kalma isteği
Çalışma isteksizliği
Can sıkıntısı
Huzursuzluk
Tehlikeli konulara merak
Özgürlüğüne düşkün olma
Bağımsızlık isteği
Bir gruba ait olma arzusu
Karşı cinse ilgi
İlişki ve girişimlerinde başarılı olma isteği

Ergenlik dönemi, duygusal gelgitlerin yoğun olduğu bir dönemdir. Duyguları hızla değişebilir. Kişiye veya olaya karşı hissettikleri gün içerisinde bile farklılık gösterebilir. Aynı zamanda yaşadığı duyguları fazlasıyla yoğun yaşayayabilir. Acıyı veya sevgiyi uç noktalarda deneyimler. Ergenlik döneminde, ergen bireylerde ben merkezli düşünce yapısı hakimdir. Sürekli olarak çevresindeki insanlar tarafından izlendiğini düşünür. Bu yüzden bir tel saçı, yüzündeki tek bir sivilcesi bile dünyayı başına yıkmasına yeterli olabilir. Ergen birey, uzun süre aynı karşısında bir kutu spreyi bitirebilir. Arkadaşları arasında popüler olduğuna inanır. Kendi düşüncelerinin önemli olduğunu ve herkes tarafından bu düşüncelerin beğenildiğini düşünebilir.

Genç bireyler bu dönemde kendisini, ailesini, yaşadığı çevreyi ve dünyayı sorgulayabilir. Ben kimim? Ne istiyorum? Neden yaşıyorum? İleride kim olacağım? gibi soruları sıklıkla sorgular. Kimsenin onu anlamadığını düşünür. Onlara göre ne hissettiklerini, neler düşündüklerini ne ailesi ne de öğretmenleri anlamaktadırlar. Hatta bazen arkadaşlarının bile kendilerini anlamadığına inanır. Duyguları ve düşünceleri tektir ve şimdiye kadar kimse onun kadar sevmemiştir. Ergenlik döneminde aile ilişkilerinde sıkıntılar olabilir. Ergen birey, ailenin daha önce koyduğu kuralları eleştirmeye ve uygulamamaya başlayabilir. Ailenin onu anlamadığını, yargıladığını, sürekli sorular sorduğunu ve kendisini beğenmediğini düşünebilir. Bağımsız olma ve sorumluluk almama durumları okul ve ev içerisinde sorunlara yol açabilir. Aileler onun bu davranışlarını anlayamaz ve tepki gösterirler. Çocuklarının kontrolden çıkmaması için daha fazla kurallar koyabilirler. Bu durumlar aile içerisinde daha büyük çatışmalara yol açmaktadır.

Ergenlik Döneminde Anne Ve Babaya Düşen Görevler

Ergen bireyler, her şeyden önce anlaşılma ve değer görme duygusunu yaşamalı.
Birlikte kaliteli zaman geçirilmeli.
Fikir alışverişi yapılmalı.
Aile konularının dışında bırakılmamalı.
Saygıyla dinlenmeli.
Akranlarıyla vakit geçirmesine olanak sağlanmalı.
Arkadaşları eleştirilmemeli.
Ebeveyn arkadaşlarını tanımalı.
Sevgi göstermekten kaçınılmamalı.
Kıyafet, yemek, eğlence gibi seçimlerine saygı duyulmalıx
Nasihat vermekten çok iyi birer rol modeli olmaya çalışmalı.
Lakap takmaktan kaçınılmalı.
Davranışlarında değişiklik ve sıkıntılarda artış varsa psikojik destek alınmalı.
Dinlenmeli ve dinlerken müdahale edilmemeli.
Her daim iletişime açık olunmalı.
Beden dilini iyi kullanmalı.

Ergenin duygusal tepkileri düzenlilik göstermez. Hem duygusal durumlarının değişim hızı çabuktur, hem de duygularında istikrarsızlık vardır. Ergenin aynı olaya bir gün ara ile gösterdiği tepki değişik olabilir. Çocukluktaki gibi olmasa da duygusal durum çabuk değişir. Ergenlerin duygularındaki değişmelerin hızında ve düzensizliğinde bireysel farkların etkisi hatırlanmalıdır.

Romantizm:

Karşı cinse yönelik bilgiler ergenlik öncesinden başlar. Ergenlikteki cinsel içerikli beğenme ve beğenilme arzusu bireye heyecan veren bir duygudur. Cinsler arasındaki yakınlaşma eğilimi, ergenliğin başlarında daha çok grupta bir arada olma isteği taşırken sonraları karşı cinsten belirli bireylere yönelmiş romantik duygular ortaya çıkar. Saf bir sevgi taşıyan gençlik aşklarında duygular bazen karşı tarafa iletilmeden gizli kalır. Ergen, çocuklukta yaşadığı her iki cinse yönelik sosyal ilişkilerin yoğunluğuna ve kız – erkek ilişkisinin aile ve kültürel çevre tarafından karşılanışına bağlı olarak karşı cinsle kuracağı ilişki biçimini belirler.

Mahçubiyet:

Ergenlik öncesinden başlayan ve ergenlikte de devam eden utanma ve mahçup olma ergenlerde oldukça yaygın bir duygu durumudur. Adeta vücutlarını saklamak istemektedirler. Anne – babası tarafından baskıcı bir şekilde yetiştirilmiş çocuklarda çekingenlik ve mahcubiyet kalıcı bir özellik olarak ergenlikte de devam eder.

Hayal Kurma:

Biyolojik gelişim, duygusallıktaki artış ve zihinsel gelişme, ergenlerin akıllarından geçirdiklerinin yoğunluğunu ve niteliğini de değiştirir. Ergen hayal kurma yolu ile arzularını düşüncelerine yansıtır. Hayal konusu geleceğe yönelik tasarılar olabileceği gibi, gerçekleşmesini istediği herhangi bir isteği de olabilir.

Tedirgin ve Huzursuz Olma:

Bu duygu ergenin karşı karşıya kaldığı stres uyaranlarının etkisine göre ve uyaranları algılayış biçimine göre değişmektedir. Biyolojik gelişimin getirdiği yeni duruma alışma çabaları buna neden olabileceği gibi, akranları ve yetişkinlerle olan sosyal ilişkilerde aksamalar veya bir isteğinin engellenmesi de söz konusudur.

Yalnız Kalma İsteği:

Ergenlikteki bir kız veya erkek zaman zaman başkalarından uzaklaşmak, kendisi ile baş başa kalmak istiyor gibidir. Anne – babanın ve arkadaşların beraber olma isteğini reddedip içe dönebilir. Adeta yeni duygularına alışmak istemektedir.

Çalışmaya Karşı İsteksizlik:

Hızlı büyümenin olduğu dönemde ergenin bir miktar durgun olduğu zamanlar vardır. Çalışırken veya oyun oynarken yorulur ve çalışmaya karşı daha az isteklidir. Vücut enerjisi adeta büyümeye harcanıyor gibidir.

Çabuk Heyecanlanma:

Ergen yeni bir durumla karşılaştığında, bu kendisi için alışık olmadığı bir durumsa heyecanlanıp korkabilir. Heyecan dengesi tam oluşmadığı için duyguların kontrolü zordur. Çoğu ergen heyecan verici durumlar karşısında kolayca kızarabilir. Kızarma ergende korku yaratan istenmedik bir durumdur. Heyecanların kontrolü öğrenme ile kazanılır.

Ergenlik dönemindeki çocuğunuzla iletişim kurmak sizin için genellikle zorlayıcı olabilir. Çünkü ergenlik döneminde, o kendi hayatındaki fiziksel, duygusal ve sosyal değişimleri, anne ve baba ise değişen çocuğunu anlamaya çalışmakla uğraşır. Bu süreçte, ebeveynler çocuklarını büyütürken pek çok yanlış davranışta bulunabilirler. Bu süreçte sorun yaşayan ailelerin hemen hepsinde olan ortak yanlışın, “anne ve babanın birbirine karşı olan tutumu” ve “ebeveynlerin çocuğa karşı olan ortak tutarlılıkları” ile ilgili olduğudur.

Daha iyi bir yaşam stiline sahip olmak için D’She Style’da kalın.