Ana Menü

Benal Tanrısever BT Müzik Evi

Shares
Dikkatlice Oku

D’She Style tavsiye eder🔝

Sevgili D’She Kadını Benal Tanrısever’e @benaltanrisever @btmuzikvesahnesanatlari sorduk;
Bize kendinizden bahseder misiniz?

İstanbul doğumluyum. Annem ve babam beni önce bale kursuna başlatmışlardı; fakat bale derslerine eşlik eden Macar piyanist şefin yönlendirmesi ile balenin yanı sıra piyano dersleri de almaya başladım. O yaşlarda müziği bir meslek olarak seçebileceğimi hiç düşünmemiştim. Zaman geçtikçe gördüm ki, aslında piyano çalmayı çok seviyordum ve bu konuda iyi olduğumu da düşünmeye başlamıştım. Liseyi bitirdikten sonra annemin önerisi üzerine Juilliard Okulu’na başvurmak için bir yıl Michigan’a ağabeyimin yanına gidip sınavlara hazırlandım ve okulu burslu olarak kazandım. Lisans ve yüksek lisans bitirme sınavlarına peş peşe girerek 4 yıl içerisinde mezun oldum. Juilliard’da yetenekli görülen öğrenciler solistik bir kariyere yönlendiriliyordu, sonrasında oraya dâhil oldum. O zamanki hocamın etkisiyle, New York’tan taşınıp Berlin’e yerleştim. Oradan da bir virtüözlük diploması aldıktan sonra eğitim hayatımda ilerleyebileceğim daha fazla bir yer kalmadığını fark ettim. O zamana kadar bana bir konfor alanı sağlayan eğitim hayatımı bitirerek küçük konserlerle başladığım serüvenim Berlin Senfoni Orkestrası ile çalmaya kadar devam etti. Konser solistliği kariyerime zaman zaman Türkiye ziyaretleriyle ancak genel olarak yurtdışında uzun bir süre devam ettim.

BT Müzik ve Sahne Sanatları nasıl kuruldu?

Konserler süresinde eğitim programları da yapıyordum. Çevreme baktığımda müzikle ilgilenen birçok yetişkin ve çocuk vardı; ancak özellikle çocukların müziği algılayışının duygusal iletişimden uzak olduğunu ve müziği adeta mekanik bir uğraşmışçasına ele aldıklarını gördüm. Oysa benim bakış açıma göre müzik de bir dildir ve tıpkı matematik ya da yabancı bir dil gibi zamanla öğrenilebilir. Müzik üretmek, enstrüman çalmak için aslında özel bir yeteneğe sahip olmanıza gerek yok. Müziği öğrenmek, önce hayal gücünüzü kullanabilmekle başlıyor. Bir parçanın adını duyduğumuz andan itibaren kafamızda bir hikâye canlanmalı ve daha sonrasında öğrendiklerimizi de o hikâyeye ekleyerek müziği bütünüyle içselleştirebilmemiz önemli. Böylece o parçayı çalarken kendi duygu ve fikirlerimizi de o parçanın üzerine koyabiliriz. Bir enstrümanı bu yaklaşımla çalmaya başladığınız zaman, o eser artık bestecisi kadar size de ait olmaya başlıyor. Siz kendi dünyanızı ifade etmiş oluyorsunuz ve müzik üretmek işte o zaman keyifli bir uğraşa dönüşüyor. BT Müzik ve Sahne Sanatları da bu felsefe ile kurulup böyle bir vizyon ve amaç doğrultusunda şekillendi.

Okulunuzun verdiği eğitimler nelerdir?

BT Müzik evi olarak kurulan okulumuz temelinde enstrüman çalmayı öğretmeyi hedefleyen bir kurum aslında. Fakat zaman içinde ‘’Müziğe ilk adım’’, ‘’Piyanoya ilk adım’’, ‘’Pop-Rock Orkestrası’’, Ritm-Perküsyon Grubu, Müzikal Tiyatro, Dans, Öğretmen Eğitim Programı, Müzik Danışmanlığı, Yaz Kampı, Yurt dışı Eğitim Gezileri, Uluslararası Projeler ve Toplumsal Sorumluluk gibi etkinlik ve kurslarla daha kapsamlı bir yapıya kavuştu.

Müziğin ve sanatın çocukların hem ruhsal ve zihinsel hem de fiziksel olarak gelişimlerinde oynadığı rolü anlatır mısınız?

Bizi diğer okullardan ayıran şey de hem bu kapsamlı etkinlikler hem de size az önce bahsettiğim vizyonumuz. Müzik öğrenmek demek aslında yaşam becerilerini öğrenmek demek. Bilginin çok kolay elde edilebildiği bir dönemde yaşıyoruz. Ama çoğu zaman bu edinilen bilgileri kullanma becerilerine sahip çocuklar yetiştirmekte zorlanıyoruz. Müzik, edindiğimiz bilgileri hayal gücü ile harmanlama becerisini kazandırıyor. Ve bu bakış açısını ne kadar küçük yaşta kazanırsanız o kadar güçlü bir şekilde alışkanlığa dönüşüyor. Bilgi ile ne yapacağını, onu nasıl kullanacağını ve nasıl yorumlayacağını bilen bireyler haline geliyorsunuz. Hayatı sorguluyor ve analitik düşünme becerileri kazanıyorsunuz.
Aynı zamanda yapılan araştırmalarda görülüyor ki; müzik ile uğraşmak, çocuklarda matematik ve dil becerilerini arttırıp, yaratıcı ve çözümsel düşünmeyi geliştirirken sosyal becerileri de destekliyor. Müzik, kişinin biçim, yapı ve kalıplar ile zaman ve sembolleri daha iyi anlamasına yardım ettiği gibi, onları daha iyi bir dinleyici yapıyor. Müzik eğitimi sayesinde koordinasyon öğreniliyor, bellek ve odaklanma gelişiyor; çocuklar böylece ders çalışırken de daha disiplinli ve sabırlı olmaya başlıyor.

Bir çocuğun müziğe olan yatkınlığı ne zaman ortaya çıkar, nasıl keşfedilir? Müziğe başlamanın yaşı var mıdır?

Çocuklar aslında müzikle ilk kez anne karnında tanışırlar. Duydukları sesler ve ritm kalıplarıyla dünyayı algılamaya çalışırlar. İki yaşına gelindiğinde çocuk müziği algılamaya ve bedeniyle ona eşlik etmeye başlar. 3.5 yaş itibariyle pek çok çocuk piyano çalmaya başlayabilir.

Çocuklar, yetişkinlere göre öğrenmeye ve yeniliklere daha açık ve önyargısız. Daha önce karşılaşmadığı bir bilgi veya durum karşında endişeye kapılmadan yaklaşabiliyor. Çocuklar, öğrettiğiniz bir beceriyi heyecanla hemen uygulayarak öğrendiklerini sergileyebiliyor.

Bu süreçte nasıl bir yol izlemek gerekir? Yetişkin bireylerin ve çocukların hayatlarında müziğe ve sanata yer vermeleri için D’She Kadınlarına tavsiyeleriniz nelerdir?

Müzik herkes için bir ihtiyaç. Hayal kurmayı öğretiyor bir kere. Bu hepimizin sahip olması gereken hayati bir özellik. Küçük büyük hiç fark etmez, müziğe başlamanın yaşı yoktur. Ruhunuza iyi gelen şeyin peşinden gitmelisiniz.

Sanatla iç içe bir yaşam insan ruhunu besleyen bir faktör. Yeteneklerini geliştirmek isteyen ancak zaman yaratamayan ya da cesaret edemeyen bireyler için neler tavsiye edersiniz?

Bol bol müzik dinleyin. Konserlere gidin. Müziği yaşayabileceğiniz, hissedebileceğiniz yerlerde bulunun. Bugünün şartlarında insanlar kendilerine zaman ayırtmakta çok zorlanıyorlar ya da yeni bir beceri kazanmak için emek vermeye cesaretleri olmuyor. Ama hiç değilse kendinize ara ara güzel bir konser hediye etmek hayatınızda büyük fark yaratacaktır.

Sizce ülkemizde müzik hak ettiği yerde mi? Popüler kültürün içinde büyüyen çocukların müzik bilgilerini ve değerlerini arttırmak için neler yapmak gerekir? Bu konuda anneler için tavsiyeleriniz nelerdir?

Müzik eğitimi maalesef ki hala ülkemizde hak ettiği yerde değil. Müzik eğitimi çocukların ilerde hangi mesleği seçerlerse seçsinler sahip olmaları gereken temel prensipleri ve hayata karşı duruşlarını etkileyen bir faktör. Bizim bu alanda yürüttüğümüz sosyal sorumluluk projelerimizden biri Genç Yetenekler Müzik Yarışması. Müzikle uğraşan, emek veren yetenekli çocuklarımızı teşvik etmek, emeklerini beğeniye sunmak ve tabi ki bu süreçte ailelerinin gösterdikleri özveriyi de kutlamak amacıyla gerçekleştirdiğimiz bir proje. Ailelere bu konuda büyük bir pay düşüyor elbette. Çocuğunuzu destekleyin, onun gelişimi için onu müziksiz, sanatsız bırakmayın demek en iyi tavsiye.

Daha iyi bir yaşam tarzına sahip olmak için D’She Style’da kalın

Yukarı