Ana Menü

Başkalarını Memnun Etmek Zorunda Değilsiniz!

Shares
Dikkatlice Oku

D’She Style yaşam🔝

İnsanları memnun etmek öyle güçtür ki, kimi zaman iki ucu keskin bir kılıçtan farksız olabilir. Eğer sizden istenenlere hayır cevabını verirseniz suçluluk, evet derseniz kızgınlık duygusu hissedersiniz.

Aslında bir bakıma manipülasyon şekli olan kimseyi memnun edememek ve herkesi memnun etmek arasında gidip gelmenize sebep olan durum, altında yatan nedenin başkalarının kabulüne ve onaylamasına bağlı olduğudur.

‘Ya sevilmezsem?’

‘Ya kabul görmezsem?’

‘Başkaları hakkımda ne düşünür?’

‘Dışlanmak istemem.’

Alışılagelmiş bir şekilde diğer insanların ihtiyaçlarını karşılamaya çalışmak, büyük olasılıkla bir kaygı yönetim sistemidir. Çünkü etrafımızdaki insanların bizi sevmeyecekleri konusunda kendi endişelerimizi yönetiriz.

 

Bu davranışın, başka bir kişinin onayına dayanan bir değer duygusundan kaynaklandığının farkına vardığımızda, kendimizi düzeltmek, daha doğrusu dengelemek için küçük değişiklikler yapabiliriz. İlk adım ise, alışkanlık haline getireceğimiz zarif ama etkili bir “hayır, teşekkürler” olacaktır.

Yardımseverlik, şefkat, iyilik, nezaket herkeste var olması gereken naif kavramlar. Ancak, hayır diyememek, diğer insanların ihtiyaçlarını ve duygusal iyiliğini önemseyen düşünceli, empatik bir insan olmanın niteliği değildir.

Evet derken içinizden hayır diyorsanız gittikçe büyüyen bir baskının ağırlığı altında kalmak kaçınılmazdır.

Kendini başka insanları memnun etmek zorunda hisseden biri – gülümseyecek ve “Ah, evet, elbette, sizi Cuma günü havaalanından almaktan memnuniyet duyarım” der.

Ama bunu yapmak zorunda olduğu gün, uyandığında düşünecek ve ‘Buna neden evet dedim? Bunu yapmak istemediğimi biliyordum. Saatlerce yoğun trafikte olmam gerekecek. Oysa kendi başının çaresine kolayca bakabilirdi. Neden beni bu pozisyona soktu?’ sözleri zihninde dönüp duracak!

İnsanları sürekli memnun edenler, sonradan karşılık verilecek bir tür borç yaratıldığını varsayarlar. Oysa, insanlar minnettar olmayacaktır.

Kendimizi diğer insanların beklentilerine göre şekillendirmemizin tek bir nedeni var: Övgülerini, kabullerini ve sevgilerini istiyoruz. Bu da bize kendimizi iyi hissettiriyor. Tam tersi olan hoşnutsuzlukları ise korkunç hissettiriyor. Sevilmemek ve reddedilmek kaygıyı harekete geçiriyor.

Eğer beğenilmek (veya kaygılardan korunmak) istersen, daha iyi olmalısın!

Nazikçe hayır demeyi öğrenmek, bir kişinin öğrenebileceği en önemli becerilerden biridir. Aslında dürüst olmak gerekirse, arkasında gizlenen mutsuzluk ise evet demekten çok daha naziktir.

Kendinizi geliştirmek için birkaç etkili yöntem;

Yapmak istemediğiniz bir şeyi yapmayı en son kabul ettiğiniz zamanı hatırlayın: Evet demek yerine, hayır demek istediğinizi ve daveti veya isteği hızlı bir şekilde reddettiğinizi hayal edin. İçsel duygusal cevabınızın ne olduğunu tanımlayın.

Büyük olasılıkla, bu cevaplar şöyle olacaktır; Bana kızacaklar; bencil olduğumu düşünecekler; iyi biri olmadığımı düşünecekler.

Diğerleriyle olan olumlu ilişkiler duygusal iyiliğimizin temel taşıdır. Bunların güçlü ve korku yaratan duygular olması sürpriz değildir. Sevgi değil, korkunun “evet”inizin arkasında olduğunu kabul etmek kendinizi dengelemenize yardımcı olur.

“Bir şeyler yapmak zorundasın” diye düşünmek her zaman bir kurgudur. Asla bir şey yapmak zorunda değiliz. Davranışımızın bir sonucu her zaman vardır, ancak bir yetişkin olarak, seçme özgürlüğüne de sahibiz. ‘Mutlaka yapmalıyım’ demek yerine, gerçekten isteyip istemediğinize dair kendinize gerçeği söyleyin.

Artık kendinize karşı dürüst olduğunuza göre, kesin ve kayıtsız fakat nazik bir “hayır” ile başkalarına karşı dürüst olmanın zamanı geldi.

Ve bu arada, aslında evet demek istediğinizi tespit ederseniz, yapmayı düşündüğünüz şeyden şikayet etmeyin ve başkalarını isteklerini sevgiyle karşılayın.

Teorik olarak, diğer insanların sizin hakkınızdaki görüşlerini bırakmanız kolaydır. Ancak, uygulamak başlarda zor olabilir. Kendinize zaman tanıyın.

Sakın aklınızdan çıkarmayın, başkalarının sizinle ilgili düşüncelerini ve duygularını asla kontrol edemezsiniz. Diğer insanlar kendilerini incinmiş hissetmemelerini sağlayan düşünceleri veya tamamen tarafsız hissetmelerini sağlayan düşünceleri kendileri seçebilirler.

Kontrol edebileceğiniz tek şey kendi davranışlarınız olabilir. Kendinize hangi değerleri yüklemek istersiniz; dürüstlük, sevgi, saygı, cesaret, kendini kabul, güven ya da değerinin farkında olmak gibi değerlere dayalı bir yaşam, önceliklerinize uymayanlara hayır demeyi gerektirir.

İnsanları memnun etme alışkanlığını kırmak zor olabilir. “Hayır, teşekkürler” demeye yeni başlayanlar için bazı ipuçları:

Bir ay boyunca, hiçbir şeye evet ya da hayır demeden önce kendinize yirmi dört saat bekletme kuralını koyun.

Bu zaman kuralını koymak, şu anda gelecekte yapmayı düşünen siz ve gelecekte yapmak zorunda olan sizin değerlerinizle uyum içinde olup olmadığını fark etmek için harika bir yoldur.

Kelime haznenizden “gerekir”in yerine “olabilir”i koyun. “Oğlumun okulunda gönüllü olmalıyım” yerine, kendinizi düzeltin ve “Oğlumun okulunda gönüllü olabilirim” deyin. Her zaman bir seçeneğiniz olduğunu unutmayın.

Sevgiyle ve Işıkla,
Sevgim Çöloğlu
Daha iyi bir sen olmak için D’She Style’da kalın.
Yukarı