Av. Eda Berat Deniz; Nafaka Hakkında Merak Edilenler

516

D’She Style tavsiye eder🔝

D’She Kadını Sevgili Eda Berat Deniz’e sorduk;

Nafaka, boşanmalarda tarafların arasında zaman zaman anlaşmazlığa sebep olan bir konu. Nafaka hakkında merak edilen; hayat boyu ödenen nafaka, nafakanın sona erdiği durumlar ve nafakanın ödenmemesi halinde alınacak tedbirler konularında D’She Kadınlarına tavsiyeleriniz nelerdir?

Esasında Türk Hukuku’nda boşanmaya bağlı olarak hükmedilen dört çeşit nafaka bulunmaktadır. İşbu nafakalar;

Tedbir nafakası Boşanma davası açılmadan önce veya boşanma davası açıldıktan sonra eş ve/ veya müşterek çocuklar lehine hükmedilen nafaka türüdür. Tedbir nafakasının verilmesinde eşlerin kusur durumuna bakılmamaktadır.

Boşanma kararı kesinleşene kadar eşlerin hukuken evli olarak kabul edilmesi ve buna bağlı olarak da evlilikten doğan yükümlülükleri yerine getirmekle mükellef olunması nedeniyle bu nafakaya hükmedilir. Hâkim tedbir nafakasına kendiliğinden hükmedebileceği gibi taraflarca talep edilmesi halinde de hükmedebilir.

Boşanma kararının kesinleşmesi ile tedbir nafakası kendiliğinden kalkar veya hâkimin takdiri ile yazımız devamında açıkladığımız iştirak ve/veya yoksulluk nafakasına dönüşür.

Yoksulluk nafakası Boşanma ile yoksulluğa düşecek olan eş lehine hükmedilen nafakadır. Kadının gelirinin olması nafakaya hükmedilmeyeceği anlamına gelmez. Hâkim kadının gelirinin kadını yoksulluktan kurtarıp kurtarmadığını öncelikle araştırır. Şayet kadının geliri veya mal varlığı kadını yoksulluktan kurtarıyorsa kadın lehine yoksulluk nafakasına hükmedilmez. Yoksulluktan anlaşılması gereken objektif bir yoksulluktur.

Hâkimin yoksulluk nafakasına hükmetmesi için mutlaka kadının talepte bulunması gerekir, kadının yoksulluk nafakasına hak kazanabilmesi için ise boşanmaya sebebiyet veren olaylarda kadının kocadan daha az kusurlu olması gerekir.

Yoksulluk nafakası kadının gelirinin onu yoksulluktan kurtaracak kadar artması halinde taleple, kadının yeniden evlenmesi veya vefat etmesi halinde ise kendiliğinden kalkar.

Aksi durumda ise yoksulluk nafakasına ilişkin Türk Medeni Kanunu’nda yer alan şu anki düzenlemede yer alan “süresiz” ibaresinden dolayı kadın hayat boyu nafaka alabilir. Ancak kadının hayat boyu nafaka almasının önüne geçmeyi amaçlayan düzenlemelere yer verilmesi şu aşamada yüksek bir ihtimal olarak görülüyor. Özellikle Yargıtay’ın görüşüne göre yoksulluk nafakasının hayat boyunca verilmesi hakkaniyete aykırı bulunuyor. Çözüm olarak ise evlilik süresi, müşterek çocuklar gibi faktörlerin de göz önüne alınarak, yardıma ihtiyacı olan kadının da haklarını ihlal etmeden bir düzenleme yapılması öngörülüyor.

İştirak nafakası: Müşterek çocuğun bakım giderleri için, velayet hakkına sahip olan eşe ödenen ancak çocuk lehine hükmedilen nafaka türüdür. Hâkim kendiliğinden bu nafakaya hükmedebilir. Söz konusu nafaka türü kamu düzenindendir. Nafaka miktarı ise tarafların sosyal ekonomik düzeyine göre mahkemece tayin edilir.

Çocuğun 18 yaşını doldurması ile iştirak nafakası kendiliğinden sona erer.

Yardım nafakası 18 yaşından büyük müşterek çocuğun eğitiminin devam etmesi halinde talep üzerine hükmedilen nafaka türüdür.

Söz konusu nafakaların ödenmemesi halinde, icra takibine başvurulabilir. Yine İcra İflas Kanunu’nda yer alan düzenlemeye göre nafaka yükümlülüğünü yerine getirmeyen eş aleyhine 3 ay tazyik (disiplin) hapsine hükmolunabilir. Kişi nafaka borcunu ödediği takdirde 3 ayın dolması beklenmeden hapis cezasına son verilir.

Daha iyi bir yaşam stiline sahip olmak için D’She Style’da kalın.