9.2 C
İstanbul
Çarşamba, Ekim 21, 2020
Daha Fazla

    Son Eklenenler

    Doğru Poz Vermek İçin İpuçları

    Önceleri fotoğraf çektirirken en doğal halimizle kameraya gülümsüyorduk. Fakat şimdilerde fotoğraf çektirmek bir hayli önemli. Çünkü onlar artık albümlerde, çeçevelerin içinde sınırlı kalmıyor, sosyal medyada...

    Çikolatalı Mocha Chia Puding

    Çikolatalı Mocha Chia Puding, tatlı krizleriniz için hızlı ve kolay bir tarif! Biraz latte gibi ama chia puding formunda. İçindeki espresso kadifemsi çikolatanın tadını çok...

    Kendi Hikayenin Kahramanı Ol

    Hayat seçimlerden ibarettir. Her birimiz kendi özgür irademizle seçtiğimiz yolda yürürüz. Yaşadığımız ilişkilerde üstlendiğimiz rol, hayata baktığımız pencere, hayat okulunda durduğumuz basamak kendi seçimimizdir....

    Terazi Burcunda Süper Ay

    Sevgili Zeynep Ceylan Kankat Terazi Burcundaki Süper Ay’ın etkilerini anlattı. 16 Ekim 2020 günü saat 22.31’de TERAZİ burcunda bir “SÜPER AY“ meydana geldi. Süper Ay’lar dünyaya...

    Aslı Önder

    Sevgili Aslı Önder “Füreya’nın izinde” sergisini gezdi ve kendi izlenimlerini dshe style da paylaştı. Aslı Önder yorumuyla Füreya…. 👌🏻@asli_onder
    D’She Style bu harika sergiyi tavsiye eder 🔝 daha iyi bir sen olmak icin sanat 🎭 geç kalmayın bir daha zira onu bu kadar iyi anlatacak bir tanesi daha yapılmayabilir 👏🏻👏🏻👏🏻👏🏻
    Bu yılı, yıllar önce Ayşe Kulin’in “Füreya” kitabıyla tanıdığım çağdaş Türk seramik sanatının ilk ve en önemli kadın sanatçısı Füreya Koral’ın retrospektif sergisinden bahsederek noktalayacağım.
    Döneminin çok iyi bilinen ve önemli sanatçı ailelerinden Şakir Paşa ailesinin bir ferdi olan Füreya, Türkiye’nin en sıradışı sanatçı ve en çağdaş kadın ikonlarından biri…
    Bugünlerde ölümünün 20. yılı anısına Kale grubunun titizlikle hazırladığı Akaretler Sıraevler’de 1.500 m2 ’lik alanda, sanatçının 50 farklı koleksiyoner ve ailesinden toplanmış eserleri, fotoğrafları, kişisel eşyaları, aile bireylerine dair bilgi ve belgeleri sergileniyor. Bu eşyalar ve belgeler sayesinde sergi, döneminin çok önemli ailelerinden Şakirpaşa ailesinin yaşantısına ışık tutarken, Füreya’nın yaşadığı döneme, onun iç dünyasına ve kendini gerçekleştirme hikayesine de dokunmamızı sağlıyor.Mürekkeple yaptığı desenlerden litografilerine, seramik tabaklarından dış mekan panolarına, “Evler” serisinden en son çalışması “Yürüyen İnsanlar” a kadar “Füreya’nın İzinde” sergisi sanatla geçen 40 yılın geniş bir özeti olmuş. Sizler de Füreya’nın bugüne kadar gelmiş geçmiş çalışmalarını bir filmi izler gibi dolaşmanın tadını çıkarın, seramik ve mimari birlikteliğine nasıl öncülük ettiğine ve hiçbir şartta zorluklardan kaçmayıp sanat için direndiğine tanık olun. Füreya’yı layığıyla anan ama anlamak gerektiğinin de altını çizen bu sergiyi gezmek için geç kalmayın zira onu bu kadar iyi anlatacak bir tanesi daha yapılamayabilir.

    Bu yılı, yıllar önce Ayşe Kulin’in “Füreya” kitabıyla tanıdığım çağdaş Türk seramik sanatının ilk ve en önemli kadın sanatçısı Füreya Koral’ın retrospektif sergisinden bahsederek noktalayacağım.

    Döneminin çok iyi bilinen ve önemli sanatçı ailelerinden Şakir Paşa ailesinin bir ferdi olan Füreya, Türkiye’nin en sıradışı sanatçı ve en çağdaş kadın ikonlarından biri…

    Bugünlerde ölümünün 20. yılı anısına Kale grubunun titizlikle hazırladığı Akaretler Sıraevler’de 1.500 m2 ’lik alanda, sanatçının 50 farklı koleksiyoner ve ailesinden toplanmış eserleri, fotoğrafları, kişisel eşyaları, aile bireylerine dair bilgi ve belgeleri sergileniyor. Bu eşyalar ve belgeler sayesinde sergi, döneminin  çok önemli ailelerinden Şakirpaşa ailesinin yaşantısına ışık tutarken, Füreya’nın yaşadığı döneme, onun iç dünyasına ve kendini gerçekleştirme hikayesine de dokunmamızı sağlıyor.

    40 yaşında seramikle yeniden doğan bir kadın düşünün…Kendinin bile o güne kadar hiç bilmediği bir yönünü İsviçre’de bir klinikte hasta yatağında yatarken, yine ülkemizin çok değerli resim sanatçılarından biri olan teyzesi Harünülsa Bin Zeyid’in ona oyalanması için getirdiği boyalar, kalemler ve sanat kitapları ile keşfediyor. 1947’de hastane odasında sanatın iyileştirici ve dönüştürücü gücü ile buluşan sanatçı, sanat üretimini 1951 yılında Paris’te açtığı sergiyle pekiştiriyor.

    Litografi ile başlayan, daha sonra ağaç, çiçek, balık, kuş ve güneş figürleriyle betimlediği vazolar, tabaklar, kül tablaları, sehpalar, abajurlar ve küçük heykelciklerle çalışmalarına devam ediyor. Türk kültürünün mirası olan çinileri kendi uslubuyla yeniden yorumluyor. Desenlerinde dönemin ruhuna uygun olarak Doğu kültüründeki folklorik öğeleri Batı’nın yarı-soyut çizim teknikleriyle birleştiriyor. Değişik renkler ve biçimler üzerine hiç durmadan çalışıyor. Sonucunda yarattığı eserlerde kişisel ifadesi güçlü bir kimlik ortaya çıkıyor.

    Bir süre sonra panolarını ve kendini evin içine hapsetmekten sıkılıyor. Sanat eserleri müzelere, evlere hapsolmamalıdır, toplumun her kesimi tarafından görülmeli, günlük yaşamın bir parçası olmalıdır düşüncesiyle mimarlar ve işçilerle beraber büyük binaların üzerindeki iskelelere çıkarak  20. yüzyılın çağdaş çini sanatını resmediyor.

    IMÇ, Divan Oteli, Beytem Han, Harbiye’deki eski Ziraat Bankası ve eski Başak Sigorta ile birlikte daha birçok binanın iç ve dış duvarlarını yine kendi üslubunda soyut figüratif seramiklerle kaplıyor.

    Bu eserlerin bazıları hala olduğu yerde muhafaza ediliyor ancak bazıları ülkenin geçirdiği yıkım-inşa döngüsü içinde maalesef kaybolmuş. Sergide bu eserlerin kendileri olmasa da eskizlerini görebiliyorsunuz.

    Füreya’nın 1973’ten sonra yaşadığı Arif Paşa Apartmanı’ndan gördüğü evlerden ilham alarak yarattığı  ‘Evler’ serisinin gerçekliği beni derinden etkiledi. Bu seride, dışarda maskeyle dolaşan insanların, evlerinde gerçek kimlikleriyle varoldukları mesajını sanatçı çok güzel aktarmış. Öyle ki; bütün sanat yaşamının son dönemine ait bu çalışmalar, onun sadece teknik olarak değil duygusal bütünlük çerçevesinde de bilgi ve tecrübesinin doygunluk kazandığı eserler olmuş. Evlerin her cephesinde farklı sahnelere tanık olurken, evin içindeki tüm samimiyeti ve gerçekliği izleyiciye geçirmeyi ustalıkla başarmış.

    Mürekkeple yaptığı desenlerden litografilerine, seramik tabaklarından dış mekan panolarına, “Evler” serisinden en son çalışması “Yürüyen İnsanlar” a kadar “Füreya’nın İzinde” sergisi sanatla geçen 40 yılın geniş bir özeti olmuş.

    Sizler de Füreya’nın bugüne kadar gelmiş geçmiş çalışmalarını bir filmi izler gibi dolaşmanın tadını çıkarın, seramik ve mimari birlikteliğine nasıl öncülük ettiğine ve hiçbir şartta zorluklardan kaçmayıp sanat için direndiğine tanık olun. Füreya’yı layığıyla anan ama anlamak gerektiğinin de altını çizen bu sergiyi gezmek için geç kalmayın zira onu bu kadar iyi anlatacak bir tanesi daha yapılamayabilir.
    iPad’imden gönderildi

    Siz hiç kendinizle buluştunuz mu?

    Ben her Pazartesi atölyemde kendimle buluşurum. Sevgiliye kavuşur gibi özenle hazırlarım bugüne kendimi…Sabah çok erken kalkarım. Şükürlerimi sunar, dualarımı yaparım.

    Atölyem evimin altında olduğu için önce yarım saat yürüyüşümü yapar, iç hesaplaşmalarımdan, dünkü yüklerimden biraz olsun arınmış varırım buluşmaya. İçeri girdiğimde müziğimi açar, mumlarımı yakar, kendime doğru yolculuğa bir adım daha yaklaşırım. Sonra telefonumu kapar, “rahatsız etmediğiniz için teşekkür ederim” yazısını asarım kapıya. Kağıdımı kalemimi alır, boş bir tuvalin içinde renklerle kaybolmaya hazırlarım ruhumu…

    O gün bütün randevularım kendimledir.
    Önce içimden gelen cümleler dökülür minik tahtama aşk’la… Kimbilir kaç kişi ne yazacağımı bekleyecektir hevesle.
    Beni tanıyanlar iyi bilir o gün benimdir ve bütün haftamın kalbidir…
    O gün Pazartesidir…
    Pazartesi sendromu hiç yaşamadım. Ne okul yıllarımda ne de sonraki yıllarda…O yüzden anlayamam o güne kabus gözüyle bakanlara…Pazartesi günü her defasında yeni bir sayfa açıyormuşum hissi verir bana hayatımda.. ÖZ’üme doğru attığım yeni bir adım, yüreğime doğan bir umuttur. Kendimle buluşmanın heyecanı sarar bütün ruhumu…heyecanlanırım kimbilir hangi ben’le buluşacağım bu yeni günde diye…

    Ne zaman başka bir engel çıksa o gün bütün dengelerim bozulur. Haftam ters yüz olur bir anda…Çünkü bütün düğümlerimi o gün çözerim ben aslında…
    Nefes alışım, sevgiye bakışım, herkesi ve kendimi bağışlayışım, hep o gündür. O gün kendimi görürüm, hatalarımla tanışır, yanlışlarımla barışırım. O gün her defasında bizden daha büyük bir güç olduğunu ve ne olmadığımı bir kez daha farkederim…İşte bu sebepten Pazartesi’nin yeri bambaşkadır benim için.

    İnanıyorum ki; her insanın kendisiyle buluştuğu bir köşesi olmalı. Orada etraftan gelen sesleri kısmalı ancak o zaman içinden yükselen sesi duyabilir,  daha güçlü olabilir ve kendini her defasında manevi olarak bir basamak daha yukarı taşıyabilir sevgiyle, aşkla ve ışıkla….

    Latest Posts

    Doğru Poz Vermek İçin İpuçları

    Önceleri fotoğraf çektirirken en doğal halimizle kameraya gülümsüyorduk. Fakat şimdilerde fotoğraf çektirmek bir hayli önemli. Çünkü onlar artık albümlerde, çeçevelerin içinde sınırlı kalmıyor, sosyal medyada...

    Çikolatalı Mocha Chia Puding

    Çikolatalı Mocha Chia Puding, tatlı krizleriniz için hızlı ve kolay bir tarif! Biraz latte gibi ama chia puding formunda. İçindeki espresso kadifemsi çikolatanın tadını çok...

    Kendi Hikayenin Kahramanı Ol

    Hayat seçimlerden ibarettir. Her birimiz kendi özgür irademizle seçtiğimiz yolda yürürüz. Yaşadığımız ilişkilerde üstlendiğimiz rol, hayata baktığımız pencere, hayat okulunda durduğumuz basamak kendi seçimimizdir....

    Terazi Burcunda Süper Ay

    Sevgili Zeynep Ceylan Kankat Terazi Burcundaki Süper Ay’ın etkilerini anlattı. 16 Ekim 2020 günü saat 22.31’de TERAZİ burcunda bir “SÜPER AY“ meydana geldi. Süper Ay’lar dünyaya...

    Editörün Seçimi

    Doğru Poz Vermek İçin İpuçları

    Önceleri fotoğraf çektirirken en doğal halimizle kameraya gülümsüyorduk. Fakat şimdilerde fotoğraf çektirmek bir hayli önemli. Çünkü onlar artık albümlerde, çeçevelerin içinde sınırlı kalmıyor, sosyal medyada...

    Mutluluğu Başkasında Aramayın!

    Mutluluğu başkasında aramak bir dramdır. Bir düşünün; birinin iki dudağının arasında gizlenmiş sözlere bel bağlamak esaret değil midir? Sevdiklerinizle keyifli vakit geçirirken mutlu olursunuz. Kedinizin...

    Vedalaşmak Değişime Açılan Kapıdır

    Değiştirmeye cesaret edemediğimiz şeyleri hayatımızda tutmaya devam ederiz. Bir şehirden başka bir şehire taşınmak, bir evden ayrılmak, bir ilişkiden kopmak, bir dosttan vazgeçmek, bir...

    Toksik Arındırıcı Üç Günlük Detoks Kürü

    Yanlış beslenme alışkanlıkları zamanla vücudumuzdaki toksik maddelerin artmasına neden olur. Vücutta oluşan toksik maddeler, sindirim problemleri, cilt sorunları, halsizlik ve hatta ani ruhsal değişimlere yol...

    Stiliniz Kendinizi Dünyaya Anlatma Şeklinizdir

    Giyim tarzınız, kendinizi dünyaya anlatma şeklinizdir. Seçtiğiniz kıyafet kodlarından renk tonlarına, bir odaya sinen parfümünüzden ayak seslerinize kadar tepeden tırnağa her şey sizi anlatır. Ancak...