9.2 C
İstanbul
Cuma, Temmuz 10, 2020
Daha Fazla

    Son Eklenenler

    Friends İzleyicisiyle Yeniden Buluşuyor

    Eylül 1994'ten Mayıs 2004'e kadar NBC'de yayınlanan ve 10 sezon - 236 bölümden oluşan Friends’in Mayıs ayında planlanan tek bölümlük yeniden buluşması korona virüs...

    Karmik İlişkiler

    Yaşadığınız ilişkide güçlü bir bağ kurduğunuzu, birbirinizi tamamladığınızı ya da sonsuz aşkı bulduğunuzu düşünebilirsiniz. Ancak bu, ikinizin ruh eşi olduğu anlamına gelmez. Zira yaşadığınız...

    Oğlak Burcunda Ay Tutulması

    Sevgili Zeynep Ceylan Kankat Oğlak burcunda gerçekleşen Ay tutulmasının astrolojik etkilerini anlattı. 5 Temmuz günü saat 07.44’de 13 derece OĞLAK BURCUNDA 2 yıllık zorlu ve...

    Gece Kremleri Hakkında Her Şey

    Uyku, tüm vücudumuzun kendini yenilediği, iyileştirdiği ve onardığı zamandır ve uyku sırasında cildi nem ve bariyer onarıcı bileşenlerle yüklemek için mükemmel bir fırsattır. Elbette...

    Aslı Önder

    Sevgili Aslı Önder “Füreya’nın izinde” sergisini gezdi ve kendi izlenimlerini dshe style da paylaştı. Aslı Önder yorumuyla Füreya…. 👌🏻@asli_onder
    D’She Style bu harika sergiyi tavsiye eder 🔝 daha iyi bir sen olmak icin sanat 🎭 geç kalmayın bir daha zira onu bu kadar iyi anlatacak bir tanesi daha yapılmayabilir 👏🏻👏🏻👏🏻👏🏻
    Bu yılı, yıllar önce Ayşe Kulin’in “Füreya” kitabıyla tanıdığım çağdaş Türk seramik sanatının ilk ve en önemli kadın sanatçısı Füreya Koral’ın retrospektif sergisinden bahsederek noktalayacağım.
    Döneminin çok iyi bilinen ve önemli sanatçı ailelerinden Şakir Paşa ailesinin bir ferdi olan Füreya, Türkiye’nin en sıradışı sanatçı ve en çağdaş kadın ikonlarından biri…
    Bugünlerde ölümünün 20. yılı anısına Kale grubunun titizlikle hazırladığı Akaretler Sıraevler’de 1.500 m2 ’lik alanda, sanatçının 50 farklı koleksiyoner ve ailesinden toplanmış eserleri, fotoğrafları, kişisel eşyaları, aile bireylerine dair bilgi ve belgeleri sergileniyor. Bu eşyalar ve belgeler sayesinde sergi, döneminin çok önemli ailelerinden Şakirpaşa ailesinin yaşantısına ışık tutarken, Füreya’nın yaşadığı döneme, onun iç dünyasına ve kendini gerçekleştirme hikayesine de dokunmamızı sağlıyor.Mürekkeple yaptığı desenlerden litografilerine, seramik tabaklarından dış mekan panolarına, “Evler” serisinden en son çalışması “Yürüyen İnsanlar” a kadar “Füreya’nın İzinde” sergisi sanatla geçen 40 yılın geniş bir özeti olmuş. Sizler de Füreya’nın bugüne kadar gelmiş geçmiş çalışmalarını bir filmi izler gibi dolaşmanın tadını çıkarın, seramik ve mimari birlikteliğine nasıl öncülük ettiğine ve hiçbir şartta zorluklardan kaçmayıp sanat için direndiğine tanık olun. Füreya’yı layığıyla anan ama anlamak gerektiğinin de altını çizen bu sergiyi gezmek için geç kalmayın zira onu bu kadar iyi anlatacak bir tanesi daha yapılamayabilir.

    Bu yılı, yıllar önce Ayşe Kulin’in “Füreya” kitabıyla tanıdığım çağdaş Türk seramik sanatının ilk ve en önemli kadın sanatçısı Füreya Koral’ın retrospektif sergisinden bahsederek noktalayacağım.

    Döneminin çok iyi bilinen ve önemli sanatçı ailelerinden Şakir Paşa ailesinin bir ferdi olan Füreya, Türkiye’nin en sıradışı sanatçı ve en çağdaş kadın ikonlarından biri…

    Bugünlerde ölümünün 20. yılı anısına Kale grubunun titizlikle hazırladığı Akaretler Sıraevler’de 1.500 m2 ’lik alanda, sanatçının 50 farklı koleksiyoner ve ailesinden toplanmış eserleri, fotoğrafları, kişisel eşyaları, aile bireylerine dair bilgi ve belgeleri sergileniyor. Bu eşyalar ve belgeler sayesinde sergi, döneminin  çok önemli ailelerinden Şakirpaşa ailesinin yaşantısına ışık tutarken, Füreya’nın yaşadığı döneme, onun iç dünyasına ve kendini gerçekleştirme hikayesine de dokunmamızı sağlıyor.

    40 yaşında seramikle yeniden doğan bir kadın düşünün…Kendinin bile o güne kadar hiç bilmediği bir yönünü İsviçre’de bir klinikte hasta yatağında yatarken, yine ülkemizin çok değerli resim sanatçılarından biri olan teyzesi Harünülsa Bin Zeyid’in ona oyalanması için getirdiği boyalar, kalemler ve sanat kitapları ile keşfediyor. 1947’de hastane odasında sanatın iyileştirici ve dönüştürücü gücü ile buluşan sanatçı, sanat üretimini 1951 yılında Paris’te açtığı sergiyle pekiştiriyor.

    Litografi ile başlayan, daha sonra ağaç, çiçek, balık, kuş ve güneş figürleriyle betimlediği vazolar, tabaklar, kül tablaları, sehpalar, abajurlar ve küçük heykelciklerle çalışmalarına devam ediyor. Türk kültürünün mirası olan çinileri kendi uslubuyla yeniden yorumluyor. Desenlerinde dönemin ruhuna uygun olarak Doğu kültüründeki folklorik öğeleri Batı’nın yarı-soyut çizim teknikleriyle birleştiriyor. Değişik renkler ve biçimler üzerine hiç durmadan çalışıyor. Sonucunda yarattığı eserlerde kişisel ifadesi güçlü bir kimlik ortaya çıkıyor.

    Bir süre sonra panolarını ve kendini evin içine hapsetmekten sıkılıyor. Sanat eserleri müzelere, evlere hapsolmamalıdır, toplumun her kesimi tarafından görülmeli, günlük yaşamın bir parçası olmalıdır düşüncesiyle mimarlar ve işçilerle beraber büyük binaların üzerindeki iskelelere çıkarak  20. yüzyılın çağdaş çini sanatını resmediyor.

    IMÇ, Divan Oteli, Beytem Han, Harbiye’deki eski Ziraat Bankası ve eski Başak Sigorta ile birlikte daha birçok binanın iç ve dış duvarlarını yine kendi üslubunda soyut figüratif seramiklerle kaplıyor.

    Bu eserlerin bazıları hala olduğu yerde muhafaza ediliyor ancak bazıları ülkenin geçirdiği yıkım-inşa döngüsü içinde maalesef kaybolmuş. Sergide bu eserlerin kendileri olmasa da eskizlerini görebiliyorsunuz.

    Füreya’nın 1973’ten sonra yaşadığı Arif Paşa Apartmanı’ndan gördüğü evlerden ilham alarak yarattığı  ‘Evler’ serisinin gerçekliği beni derinden etkiledi. Bu seride, dışarda maskeyle dolaşan insanların, evlerinde gerçek kimlikleriyle varoldukları mesajını sanatçı çok güzel aktarmış. Öyle ki; bütün sanat yaşamının son dönemine ait bu çalışmalar, onun sadece teknik olarak değil duygusal bütünlük çerçevesinde de bilgi ve tecrübesinin doygunluk kazandığı eserler olmuş. Evlerin her cephesinde farklı sahnelere tanık olurken, evin içindeki tüm samimiyeti ve gerçekliği izleyiciye geçirmeyi ustalıkla başarmış.

    Mürekkeple yaptığı desenlerden litografilerine, seramik tabaklarından dış mekan panolarına, “Evler” serisinden en son çalışması “Yürüyen İnsanlar” a kadar “Füreya’nın İzinde” sergisi sanatla geçen 40 yılın geniş bir özeti olmuş.

    Sizler de Füreya’nın bugüne kadar gelmiş geçmiş çalışmalarını bir filmi izler gibi dolaşmanın tadını çıkarın, seramik ve mimari birlikteliğine nasıl öncülük ettiğine ve hiçbir şartta zorluklardan kaçmayıp sanat için direndiğine tanık olun. Füreya’yı layığıyla anan ama anlamak gerektiğinin de altını çizen bu sergiyi gezmek için geç kalmayın zira onu bu kadar iyi anlatacak bir tanesi daha yapılamayabilir.
    iPad’imden gönderildi

    Siz hiç kendinizle buluştunuz mu?

    Ben her Pazartesi atölyemde kendimle buluşurum. Sevgiliye kavuşur gibi özenle hazırlarım bugüne kendimi…Sabah çok erken kalkarım. Şükürlerimi sunar, dualarımı yaparım.

    Atölyem evimin altında olduğu için önce yarım saat yürüyüşümü yapar, iç hesaplaşmalarımdan, dünkü yüklerimden biraz olsun arınmış varırım buluşmaya. İçeri girdiğimde müziğimi açar, mumlarımı yakar, kendime doğru yolculuğa bir adım daha yaklaşırım. Sonra telefonumu kapar, “rahatsız etmediğiniz için teşekkür ederim” yazısını asarım kapıya. Kağıdımı kalemimi alır, boş bir tuvalin içinde renklerle kaybolmaya hazırlarım ruhumu…

    O gün bütün randevularım kendimledir.
    Önce içimden gelen cümleler dökülür minik tahtama aşk’la… Kimbilir kaç kişi ne yazacağımı bekleyecektir hevesle.
    Beni tanıyanlar iyi bilir o gün benimdir ve bütün haftamın kalbidir…
    O gün Pazartesidir…
    Pazartesi sendromu hiç yaşamadım. Ne okul yıllarımda ne de sonraki yıllarda…O yüzden anlayamam o güne kabus gözüyle bakanlara…Pazartesi günü her defasında yeni bir sayfa açıyormuşum hissi verir bana hayatımda.. ÖZ’üme doğru attığım yeni bir adım, yüreğime doğan bir umuttur. Kendimle buluşmanın heyecanı sarar bütün ruhumu…heyecanlanırım kimbilir hangi ben’le buluşacağım bu yeni günde diye…

    Ne zaman başka bir engel çıksa o gün bütün dengelerim bozulur. Haftam ters yüz olur bir anda…Çünkü bütün düğümlerimi o gün çözerim ben aslında…
    Nefes alışım, sevgiye bakışım, herkesi ve kendimi bağışlayışım, hep o gündür. O gün kendimi görürüm, hatalarımla tanışır, yanlışlarımla barışırım. O gün her defasında bizden daha büyük bir güç olduğunu ve ne olmadığımı bir kez daha farkederim…İşte bu sebepten Pazartesi’nin yeri bambaşkadır benim için.

    İnanıyorum ki; her insanın kendisiyle buluştuğu bir köşesi olmalı. Orada etraftan gelen sesleri kısmalı ancak o zaman içinden yükselen sesi duyabilir,  daha güçlü olabilir ve kendini her defasında manevi olarak bir basamak daha yukarı taşıyabilir sevgiyle, aşkla ve ışıkla….

    Latest Posts

    Friends İzleyicisiyle Yeniden Buluşuyor

    Eylül 1994'ten Mayıs 2004'e kadar NBC'de yayınlanan ve 10 sezon - 236 bölümden oluşan Friends’in Mayıs ayında planlanan tek bölümlük yeniden buluşması korona virüs...

    Karmik İlişkiler

    Yaşadığınız ilişkide güçlü bir bağ kurduğunuzu, birbirinizi tamamladığınızı ya da sonsuz aşkı bulduğunuzu düşünebilirsiniz. Ancak bu, ikinizin ruh eşi olduğu anlamına gelmez. Zira yaşadığınız...

    Oğlak Burcunda Ay Tutulması

    Sevgili Zeynep Ceylan Kankat Oğlak burcunda gerçekleşen Ay tutulmasının astrolojik etkilerini anlattı. 5 Temmuz günü saat 07.44’de 13 derece OĞLAK BURCUNDA 2 yıllık zorlu ve...

    Gece Kremleri Hakkında Her Şey

    Uyku, tüm vücudumuzun kendini yenilediği, iyileştirdiği ve onardığı zamandır ve uyku sırasında cildi nem ve bariyer onarıcı bileşenlerle yüklemek için mükemmel bir fırsattır. Elbette...

    Editörün Seçimi

    Karmik İlişkiler

    Yaşadığınız ilişkide güçlü bir bağ kurduğunuzu, birbirinizi tamamladığınızı ya da sonsuz aşkı bulduğunuzu düşünebilirsiniz. Ancak bu, ikinizin ruh eşi olduğu anlamına gelmez. Zira yaşadığınız...

    Detoks Dosyası

    Neden detoks yapmamız gerekiyor?  Gerçek şu ki, bedenlerimiz şu anda karşılaştıkları toksik yük ile başa çıkmak için tam donanımlı olmayabilir. Toksik olduğunuzda, karaciğerinizde detoksifikasyon mekanizması...

    5 Adımda Kuru ve Çatlamış Topuklar İçin Bakım Kılavuzu

    Resmi olarak sandalet sezonu açıldı, yani güzellik salonlarının aylarca kapalı olması gerçeğiyle bakımsız kalan ayaklara özel ilgi göstermenin zamanı geldi. İyi bir pedikür bakımından sonra...

    Podyumdan Sokağa Güneş Gözlüğü Trendleri

    D’She Style moda🔝 Yaz sezonunun güneş gözlüğü seçenekleri, herkesin seveceği geniş bir tasarım eğimine sahip. Önceki sezonlardan bazı izler taşıyanlar, asla modası geçmeyen zamansız çizgilere...

    Yaz Mevsiminin En Çarpıcı Saç Modeli Örgüler

    D’She Style güzellik🔝 Havalar ısınmaya başladığında saçlarımıza kolayca şekil vermek isteriz. Nemden etkilenmemesi ve gün boyu stilini koruması ise saç modeli seçimlerimizi belirleyen iki etkendir. Güneşli...