Ana Menü

Simay Özyiğit; World of Simay

Shares
Dikkatlice Oku

D’She Style söyleşi🔝

D’She Kadını Sevgili Simay Özyiğit’e sorduk;

Sizi, stilinizle ve yaşam tarzınızla geniş kitlelere hitap eden ve örnek alınan bir Influencer olarak tanıyoruz. Influencer olma fikri nasıl doğdu? Bize hikayenizi anlatır mısınız? 

Daha instagram hayatımızda yokken bile sosyal medyaya yeni çıkan sitelere hep meraklıydım. Hayatımdaki uyum ve görsellik takıntımın influencer hayatımda çok etkisini gördüm. Influencer, kelime anlamına bakıldığında, bir ürünün sosyal medya üzerinde fenomen olan isimler tarafından doğrudan takipçilerine tanıtılması ve deneyimlerinin aktarılması sistemidir. Benim bu mecra içinden en sevdiğim yer şu an için Instagram. Hobi olarak başladığım ve dünyamdan kareleri anı olarak attığım günlüğüm dediğim sayfam puanda 202 bin takipçiye ulaştı. Takipçilerimin liyakatı aramızdaki sevgi alışverişi çalıştığım markalara da şu an artı katmış durumda.

Aynı zamanda bir annesiniz. Yoğun hayat temposundan fırsat bulduğunuz zamanlarda çocuğunuzla birlikte yapmaktan keyif aldığınız aktiveler nelerdir?

Sosyal medya hayatımdan önce yerel ve ulusal kanallarda sunuculuk yapıyordum. Hatta hamileyken bile Minik YOLCU isimli programı sunuyordum. Benim için en önemli şey oğluma onunla beraber olduğum güzel anılarımızı biriktirip o 18 yaşına geldiğinde ölümsüzleştirdiğim her kareyi ona sunabilmek. Bizim işin mesaisi olmuyor. Yeri geliyor sabah uyanır uyanmaz mail atmanız gerekebiliyor, yeri geliyor herkes eğlenirken siz o anı yaşamak yerine en iyi şekilde ölümsüzleştirmeye çalışıp en iyi pozu yakalamanız gerekebiliyor.

Çocuğunuzla en özel andan bile yeri geliyor zaman çalıyorsunuz. Ama ben şirketimi kurduktan sonra artık işlerimi rayına oturttum. Kuzey’le belki 24 saat zaman geçiremiyorum ama akşam  olduğunda bilgisayarımı telefonumu bir kenara bırakıyorum 1saat bile olsa onunla beraber okuduğumuz kitaplar, beraber yaptığımız resimler ikimize de inanılmaz keyif veriyor.

Benzer biçimde, ruhunuzu beslemek ve hayatı keşfetmek adına en çok neler yaparsınız? Sevdiğiniz şehirler, gittiğiniz mekanlar hangileridir? 

Ruhumu beslediğim şey kahve ve klasik müzik  eşliğinde kitap okumak diyebilirim. Yurtdışı ve yurtiçi seyahatlerimde değişik yerler, kültürler görmek de bana çok iyi geliyor. Sevdiğim şehirler yaşadığım şehir İzmir diyebilirim. Çok şanslıyım ki İzmir’de doğdum. Tam bir deniz aşığıyım. Yurtdışında en etkilendiğim ise Güney Kore gezimdi diyebilirim. En sevdiğim mekan diye bir takıntım yok açıkçası ama Mavibahçe Avm’de günümün çoğunluğunu geçirdiğim ve takipçilerimle tanıştığım için de orayı ayrı seviyorum diyebilirim.

Sosyal medya dünyasında var olmanın dayanılmaz bir cazibesinin olduğu inkar edilemez bir gerçek halini aldı. Hemen herkes hayatını Instagram üzerinden paylaşmayı seçiyor. D’She Kadınları’na Instagram’da doğru ve ilgi çekici paylaşımlar yapmak ve daha geniş kitleler ile etkileşimde bulunmak için tavsiyeleriniz nelerdir?

Kesinlikle ilk önereceğim şey çekimlerinin özgün olması ve  denenmemişi denemeye çalışmaları diyebilirim. Çünkü benzer işler kimseye artı katmıyor. Fark farkındalığı yaratabilmekte. Fotoğraf çektikleri açı, ışık, kullandıkları cümleleler ve içerik bile çok önemli keşfete düşmeleri için. En zor olanda sıfırdan bir şeyler yaratabilmekte. Ama burası tiye bile gerek kalmadan ünlü olanlarla dolu olan bir pazar. Büyümeniz, birden parlamanız bazen bir story’ye bazen bir posta, bazen bir videoya bakabiliyor. 

Alışverişlerinizde hangi tasarımcı ya da ürün sizin için önceliklidir? En son alışveriş listenizde neler var? Yaz mevsiminin bitmesine sayılı günler kala D’She Kadınları’na mevsim geçişlerinde stil tavsiyeleriniz nelerdir?

Tasarımcılardan Karl Lagerfeld, Kate Spade en sevdiklerim diyebilirim. En son alışverişim, Beymen’den aldığım Moncler montum, sonbahar ve kış için çok beğendiğim bir modeli aldım. Gardırobunuzu yazdan sonbahara geçiş için hazırlarken ihtiyacınız olan tek parça varsa, o da çok yönlü ankle bot kombinleri ile şık bir tarz oluşturmak. Ben mevsim geçişlerinde mavi kotu ve beyaz gömleklerin altına stilettoları çok beğeniyorum. Ya da blazer ceket ve boyfriend kot da çok güzel kombin oluyor, hem şık hem de sade görünebiliyorsunuz.

Cilt bakımı ve makyaj rutininizden bahseder misiniz? Canlı ve aydınlık bir cilt ile kusursuz makyaj için D’She Kadınları’na tavsiyeleriniz nelerdir?

Cilt bakımı gerçekten çok önemli. 30’lu yaşlarımda daha bir önem vermeye başladım. Çünkü yavaş yavaş yaş almakla beraber yüzümde minik çizgilerim oluşmaya başladı. Mutlaka gündüz ve gece kremimi kullanmaya dikkat ediyorum. Çekim yaptığım günlerde makyajımı temizlemeden uyumuyorum. Ayda bir cilt bakımı yaptırıyorum. Cildimin nemi için ritüel olarak kullandığım serumlarımı ihmal etmiyorum. Hem nemli hem de parlak bir cilde sahip olabiliyorum bu şekilde.

Daha iyi bir stil sahibi olmak için D’She Style’da kalın.

Yukarı