Ana Menü

Roma Gezi Notları – 2. Gün

Shares
Dikkatlice Oku

D’She Style seyahat🔝

Roma tatillerinin ikinci gününde Şebnem, Nil, Gonca ve Alya’nın rotasında;

Bernini, Michelangelo, Boticelli gibi Rönesans’ın en değerli ustalarının eserleriyle dolu Vatikan Müzeleri ve Sistina Şapeli,

Doğanın eşsiz güzelliklerinin sanatla buluştuğu Villa Borghese,

Roma’nın en popüler meydanlarından biri olan Piazza del Popolo,

Lezzeti, servisi ve atmosferiyle Roma’nın en çok tercih edilen restoranlarının ilk sıralarında yer alan Babette,

Roma’nın en zarif caddelerinden biri olan ve moda tasarımcılarının butiklerinin bulunduğu Via del Babuino,

Konaklama tavsiyelerinde ise; Hotel de Russie ve Hotel Art by Spanish Steps var.

Vatikan Müzeleri

Papalar tarafından toplanan birçok sanat eserine ev sahipliği yapan, alanında dünyanın en büyüklerinden biri olarak değerlendirilen Vatikan Müzeleri’nin temelleri, 1506 yılında Santa Maria Maggiore Bazilikası yakınındaki bir şarap mahzeninde Laocoön ve Oğulları Heykeli’nin bulunması ile atılmış.

Galerilerinde Antik Yunan, Etrüsk eserlerinin yanı sıra modern dinsel sanat eserlerine ve tablolarına yer verilmiş olan kültürel mekanın bir günde bitirilemeyecek kadar geniş koleksiyonlarını bir kenara bırakacak olursak, en güzel kısmını önündeki merdivenleri oluşturuyor.

Sistina Şapeli

Müzenin 54 galerisi arasında dünyaca ünlü Sistina Şapeli de yer alıyor. Duvarlarını süsleyen freskler Papa IV. Sixtus için inşa edilen şapeli ilgi odağı haline getiren unsurların başında gösteriliyor. Özellikle şapelin tavanında yer alan ve Michelangelo tarafından oluşturulan “Âdem’in Yaratılışı” sahnesine birçokları müzenin barındırdığı en önemli sanat eseri gözüyle bakıyor.

Villa Borghese

Sahip olduğu 1.700 dönümlük alanı ile sadece Roma’nın değil, Avrupa’nın en geniş kent parklarından birisi sayılan Villa Borghese, şehrin karmaşasından uzaklaşmak isteyenler için ideal bir mekân. Doğal güzelliklerin Roma sanatı ile buluştuğu park, 1901 yılında kent meclisi tarafında Borghese Ailesi’nden satın alınan bahçelerin içerisine 1903’te kurulmuş.

Bünyesinde özellikle çocuklu ailelerin keyifli zaman geçirecekleri Roma Hayvanat Bahçesi’ni, 19. yüzyıl mühendisliğinin başarılı örneklerinden Pincio’nun Su Saati’ni, Londra’daki Shakespeare Tiyatrosu’nun birebir kopyası Silvano Toti Tiyatrosu’nu barındıran parkta yürüyüş yaparken her biri ayrı güzellikteki çeşmelerin, koruların ve bahçelerin fotoğraflarını çekebilirsiniz.

Piazza del Popolo

Adriyatik kıyısı ile kenti birbirine bağlaması için M.Ö. 220 yılında inşa edilen Via Flaminia’nın en önemli bölümünü oluşturduğu Piazza del Popolo, Romanın en büyük meydanı unvanını taşıyor. Oldukça geniş bir alanı kaplayan ve bu yüzden içerisine ziyaretçilerinin binebilecekleri mini trenin eklendiği popüler meydan, Via del Corso ile Piazzale Flaminio arasında yer alıyor. Meydanın kuzeyinde bulunan aynı adlı kapı, imparatorluk döneminde şehrin ana girişi olarak kullanılmış.

Ortasında Mısır’dan getirilen bir dikilitaşın yükseldiği meydana görkem katan diğer unsurlar, kentin en güzel kiliseleri olarak gösterilen ikiz Santa Maria in Monte Santo ve Santa Maria dei Miracoli. Sosyal açıdan oldukça renkli atmosfere sahip alan, yıl içerisinde çok sayıda kültürel etkinliğe de ev sahipliği yapıyor.

Babette Restaurant

İspanyol Merdivenleri’ne yakın bir lokasyonda yer alan Babette, güler yüzlü servisi, muhteşem atmosferi ve lezzetli mönüsüyle dikkat çekiyor. Özellikle çorbaları müthiş.

Via del Babuino

Tasarım markaların butiklerinin yer aldığı cadde Roma’nın tarih kokan yerlerinden biri. Piazza del Popolo’dan İspanyol Merdivenleri’ne doğru yürüyüş yolu üzerinde olan caddedeki lüks mağazaların bulunduğu binalar mimarisiyle göz kamaştırmakta. Cadde üzerindeki heykeller ise mutlaka görülmeye değer.

Hotel de Russia

Hotel Art by Spanish Steps ise, Roma’da konaklayabileceğiniz konforlu ve şehir merkezinde yer alan iki otel.

Daha iyi bir yaşam stiline sahip olmak için D’She Style’da kalın.

Yukarı