Ana Menü

Onaylanma İhtiyacından Özgürleşin!

Shares
Dikkatlice Oku

D’She Style farkındalık🔝

Bizler henüz küçük bir çocukken onaylanmanın gücünü keşfettik. Tabağımızdaki yemeği bitirdiğimizde, bir yere gitmeden, herhangi bir şeyi yapmadan önce mutlaka izin istediğimizde, oyuncaklarımızı topladığımızda ve erkenden uyuduğumuzda aldığımız kocaman aferinler, görünüşte bizleri itaatkar birer çocuk haline getirirken, aslında onaylanmanın başkalarının gözünde değerli olmak demek olduğu inancını bilinçaltımıza kazındığının henüz farkında değildik.

Her durumu bir duyguyla ilişkilendiren ve davranış kalıbına dönüştüren çocuk zihnimiz, değer görmenin yolunun takdir edilmekten ve itaatkar olmaktan geçtiğini kayıt altına aldığında ise ‘Onaylanma’ ihtiyacının hayatımızın dinamiklerinden biri olması artık kaçınılmazdı.

Küçük yaşta bir şeyleri yapmadan önce onay bekleyen çocuklar, yıllar geçip de birer yetişkin olduklarında onay arayışı alışkanlığını belki de hiç fark etmeden yaşamlarının her alanına taşıdılar. Öyle ki, hiç istemediği halde evlenen, sevmediği işi yapan, aynı dili konuşmadığı, fikirlerinin uyuşmadığı insanlarla bir arada olan insanların mutsuz olduğu halde hoşnut olmadığı bir hayatı sürdürmelerinin nedeni içlerindeki küçük çocuğun onaylanma ihtiyacıydı.

Onaylanmak neden bu denli önemli?

Değerli, akıllı, başarılı, güzel, iyi olduğumuzu bilmek için birilerinin ‘Olur’una mı ihtiyacımız var?

Ya da yaptığımız işin, yaşam tarzımızın, ilişkilerimizin, beğenilerimizin, hayallerimizin ne denli başarılı, sahici, akla yatkın, uygun olduğunu başkalarına göre mi belirliyoruz?

Onaylanma dürtüsü insanı olmadığı biri haline getiren nedenlerden biri. Oysa bizlerin yalnızca kendi onayımıza ihtiyacımız var. Eğer yaptıklarımızdan, söylediklerimizden ya da fikirlerimizden ötürü, kendi vicdanımız rahatsa, ortaya koyduğumuz işe, birlikte bir ömür geçirmeyi göze aldığımız sevgiliye, başkalarına karşı takındığımız tavra ve hayat mottomuza kendi iç sesimiz ‘Evet’ diyorsa, başkalarının onay vermesinin ya da vermemesinin hiçbir önemi kalmıyor.

Onaylanmayı bekleyenlerin ise mutlaka içine sinmeyen bir şeyler oluyor. Ya olmadıkları biriymiş gibi davranıyorlar ve kabul görmeyi istiyorlar ya da içten içe desteklemedikleri bir fikrin peşinden gidiyorlar ve birilerinin çıkıp onlara arka çıkmasına ihtiyaç duyuyorlar.

Mükemmel olmak zorunda değilsiniz ama hem kendinizi hem de diğerlerini etkileyen durumlarda elinizden gelenin en iyisini yapmalısınız. Değer yargılarınızı belirlerseniz, zaten başkalarından onay almaya ihtiyaç duymazsınız. Çünkü halinizle, tavrınızla ve duruşunuzla kendinizden emin olursunuz. Şimdi bir düşünün; kendinizden yüzde yüz memnun musunuz? Kendinizi takdir ediyor musunuz? Eğer hoşnut olmadığınız bir şeyler olduğunu fark ederseniz, bunu iyileştirecek olan başkaları değil sizsiniz!

Sevgiyle ve Işıkla,

Sevgim Çöloğlu

Daha iyi bir sen olmak için D’She Style’da kalın.

www.dshestyle.com web sitesinde yer alan herhangi bir içerik yazılı izin olmadan kopyalanamaz, değiştirilemez ve diğer basılı ve dijital alanlarda (web sitesi, blog, dergi, kitap vb.) kullanılamaz. www.dshestyle.com web sitesi ve yazarlarının hakları 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nda belirtilen hükümlerle korunmaktadır. www.dshestyle.com’da yer alan bir yazı, makale, görsel vb. içeriğin başka bir mecrada yayınlanabilmesi için yazının hak sahibine telif hakkı ödenmeli veya içerik sahibinden yazılı izin almalıdır.

Bunların yanında web sitemizde bulunan yazı ve makalelere atıfta bulunabilir, içerikler makalelerde kaynak gösterilebilir, izin alarak, yazar adı ve yazının web sitemizde bulunan sayfasına bağlantı vererek alıntı yapılabilir. Yapılan alıntılarda kesinlikle değişiklik yapılamaz.

Yukarı