Ana Menü

Kolajen Takviyesi Neden Yararlı?

Shares
Dikkatlice Oku

D’She Style güzellik🔝

Kolajen cilt dokusunu beslemesi ile bilinir, ancak bundan çok daha fazlasıdır. Araştırmalar, kolajen amino asitlerinin eklem ağrısını ve diğer artrit semptomlarını azaltmaya yardımcı olabileceğini, gastrointestinal sistemin hassas dokusunu koruyabileceğini ve hatta sağlıklı uykuyu sağlayabileceğini öne sürüyor.

Kolajen depolarımız yaşımız ilerledikçe doğal olarak azalır. Stres ve toksik etkiler gibi bazı çevresel faktörler kolajen üretimini daha da yavaşlatabilir. Bu durum bir dizi istenmeyen sorunlara yol açabilir. Eklemlerde sertleşme, cildin sarkması ve artrit semptomlarının başlangıcı bunlardan bazılarıdır.

Son yıllarda kollajenin yararlarının bilinilirliği arttıkça (özellikle bağırsak sağlığı ile bağlantısı), kolajen takviyelerinin eskiye göre çok daha popüler olduğunu söylemek mümkün olur. Özellikle kolajen kaynağı kemik suyu (mükemmel bir gıda kaynağıdır) bir süredir sağlıklı beslenme bilincine sahip restoran menülerinde yer alıyor.

Kolajen proteini cildin, tendonların ve bağların da dahil olduğu vücudun bağ dokularının merkezi bir bileşenidir. Ayrıca omurilikler arasında ve kemiklerde, kaslarda, kıkırdakta, kan damarlarında, bağırsaklarda ve hatta kornealarda bulunur. Amino asitleri – özellikle glisin – güçlü sağlık yararları sunuyor. Çalışmalar kolajen amino asitlerinin gelişmiş bağışıklık sistemi, doku esnekliği, protein sentezi ve yara iyileşmesinin yanı sıra vücutta artan antioksidana neden olduğunu gösteriyor. Özellikle glisinin, obezite ve tip 2 diyabet dahil olmak üzere birkaç kronik hastalığın gelişme riskini azalttığı gösterilmiştir.

Bone Broth Diet yazarı Dr. Kellyann Petrucci, “İnsanlar genellikle kolajen takviyelerinin cildi nasıl güzelleştirdiğine odaklanıyor” diyor ve ekliyor; “Fakat kolajen aynı zamanda güçlü bir iltihap savaşçısıdır. Çünkü iltihap önleyici glisin yüklüdür ve kronik iltihaplanmanın azaltılmasının en büyük anahtarı olduğunu biliyoruz.”

Kolajen, dikkat çeken diğer amino asitleri de içerir. Örneğin Prolin cilt sağlığını ve yara iyileşmesini destekler, hidroksiprolin (vücudun prolinden yaptığı) bağ eklem dokusunu güçlendirir.

Kolajen üretimi yaşlandıkça azaldığından, sağlık uzmanları genellikle herhangi bir olumsuz etkiyi dengelemek için kolajen bakımından daha zengin gıdalar ve takviyeler önermektedir. Ancak bu müdahalelerin ne kadar yardımcı olduğu konusunda bazı tartışmalar var. New London’daki 3. Opinion kliniği MD, fonksiyonel doktor Thomas Sult, “Bazı çalışmalar, kolajeni besin yoluyla almanın ciltte kolajen miktarını artırdığını öne sürülüyor” diyor.

Kolajeni besin olarak aldığımızda, sindirim enzimlerinin onu tekli amino asitlere ve küçük peptitlere böldüğünü açıklıyor. “Vücut onları emer, bu noktada tekrar kolajen haline getirilebilirler” diye ekliyor.

Ancak diğer araştırmalar, tamamlayıcı kolajenin, geleneksel ilaçların yan etkileri olmadan, romatoid artrit (RA) semptomlarını hafifletmeye yardımcı olabileceğini göstermekte. Araştırmacılar ya plasebo ya da dört farklı dozda oral kolajen dozundan birini alan RA’lı 228 hasta ile yapılan çalışmada, katılımcıların en düşük kolajen dozundan bile olumlu sonuçlar yaşadığını bulmuşlardır.

Uzmanlar Kolajen bozulmasını hızlandırabilen birçok faktöre bakıldığında ise, güneşe aşırı maruz kalma, çevresel toksinler, şeker ve stres gibi etkiler nedeniyle, diyetinize bir miktar kolajen eklemenizi öneriyor.

Peki, doğal yollardan kolajeni nasıl alabiliriz?

Vücudunuzun kendi kolajen üretimini geliştirmek çok önemli. Kolajen üretimini teşvik etmeye yardımcı olan C vitamini de dahil olmak üzere belirli besinler almak gerekli.

Örneğin; kırmızı ve beyaz etler kolajen içeriyor. Kolajen hayvan dokusundan geldiği için, et yemenin kolajen alımına yardımcı olacağı varsayılabilir.

Kızartmalar, sosisler ve derili tavuklar da dahil olmak üzere bazı besinler, kolajen açısından zengin bağ dokular içerir. Mesela tavuk eti yemeyi seçmek , bir öğüne daha fazla kolajen eklemenin kolay bir yoludur.

Çoğumuz yağsız eti yemeyi seçeriz, diyor diyetisyen Samantha McKinney-Bielawski, RD, LD. Ancak derisiz, kemiksiz tavuk göğsü yediğimizde, mesela kemikle pişmiş etlerde bulunan bağ dokusunu ve kolajeni kaybediyoruz.

Bunun yanı sıraç balık ve özellikle somon ana kolajen kaynakları. Taze somon balığı, kolajen sentezi için gerekli olan proteinleri aktive eden bol miktarda çinko içerir. Morina, uskumru ve diğer beyaz balık türleri glisin ve prolin ile yüklüdür.

Kemik Suyu ise, vücudunuzdaki kolajen ve yapı taşlarını beslemenin mükemmel bir yolu. Kendi kemik suyunuzu hazırlamak sabır gerektirir, ancak yararı göz önünde bulundurulduğunda buna değer. İhtiyacınız olan tek şey (tavuk, sığır eti veya balık), kemiklerinden jelatini çekmeye yardımcı olacak bir elma sirkesi ve sevdiğiniz sebzeler. Tüm malzemeleri büyük bir tencereye koyun ve 24 ila 48 saat pişirin. Kemikleri seçerken, organik hayvan kaynakları veya avlanan balıkları tercih edin. Bu özellikle önemlidir, çünkü hayvan limanlarının herhangi bir toksini uzun süre kaynatılmış sıvı içinde konsantre edeceğini unutmayın.

Artık çoğu doğal pazar, önceden hazırlanmış paketlenmiş kemik suyu satıyor, ancak rafa dayanıklı markalar ev yapımı olanlara göre daha az kolajen içerme eğilimindedir, çünkü üreticiler kemik suyunu genellikle daha kısa sürelerde ve daha yüksek sıcaklıklarda pişirirler. Buzdolabında veya derin dondurucuda taze yapılmış kolajen bakımından zengin çorbaları saklayın. 

Bitki Bazlı Kollajen Arttırıcılar

Vejetaryenler ve veganlar, kolajeninkine benzer faydalar sağlayan bitki kökenli çeşitli bileşikler arasından seçim yapabilir. L-glutamin, gastrointestinal sorunları giderir. Kırmızı lahana, kuşkonmaz, brokoli ve diğer bütün yiyeceklerde bulunabilir veya ek olarak alınabilir. Aslında, Dr. Sult, bağırsak geçirgenliğini iyileştirmek için L-glutamin’i kolajenden daha güçlü olarak gördüğünü ifade ediyor.

Kolajeni bu kadar faydalı yapan çok miktarda amino asit içeren yiyecekler ise şöyle sıralanıyor;

•Muz, fasulye, lahana, karnabahar, lahana, kivi, balkabağı ve ıspanak gibi glisinli besinler.

•Kuşkonmaz, karabuğday, salatalık, frenk soğanı, mantar, deniz yosunu ve su teresi gibi prolin bakımından zengin besinler.

Vücudunuzun kendi kolajenini üretmek için özel besinlere ihtiyacı vardır. Bu besinler ise şöyle sıralanıyor;

•C Vitamini, spesifik amino asitleri kolajen oluşturmak için birbirine bağlamaya yardımcı olur. Narenciyeye ek olarak, C vitamini bakımından zengin besinler arasında brokoli, lahana, biber, Brüksel lahanası, çilek ve maydanoz bulunur.

•Kükürt, kolajen oluşumunda kritik öneme sahiptir. İdeal yiyecekler arasında sarımsak, soğan, pırasa, yumurta, brokoli, karnabahar, Brüksel lahanası ve lahana bulunur. Sarımsak, kolajeni destekleyen bir süperstardır, çünkü kükürt bakımından zengindir ve zarar görmüş kolajenlerin onarılmasına yardımcı olan taurin ve lipoik asit içerir.

•Çinko ve bakır yardımcı kolajen sentezidir. Çinko içeriği yüksek yiyecekler arasında kuzu eti, fındık, kabak ve kabak çekirdeği bulunur. Ayçekirdeği ve kabuklu deniz ürünleri iyi bakır kaynaklarıdır. İstiridye ve kakao tozu hem bakır hem de çinko içerir.

 •Lisin, kollajen sentezi için gereken bir amino asittir. Lisinin ana kaynakları siyah fasulye, mercimek, antep fıstığı, kabak çekirdeği ve quinoa’dır.

Daha iyi bir yaşam stiline sahip olmak için D’She Style’da kalın.

Makalede geçen ifadeler tıbbi tedavi ve tavsiye niteliğini taşımamakla birlikte, herhangi bir sağlık sorununuzda konunun uzmanına başvurmanızı öneririz.

www.dshestyle.com web sitesinde yer alan herhangi bir içerik yazılı izin olmadan kopyalanamaz, değiştirilemez ve diğer basılı ve dijital alanlarda (web sitesi, blog, dergi, kitap vb.) kullanılamaz. www.dshestyle.com web sitesi ve yazarlarının hakları 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nda belirtilen hükümlerle korunmaktadır. www.dshestyle.com’da yer alan bir yazı, makale, görsel vb. içeriğin başka bir mecrada yayınlanabilmesi için yazının hak sahibine telif hakkı ödenmeli veya içerik sahibinden yazılı izin almalıdır.

Bunların yanında web sitemizde bulunan yazı ve makalelere atıfta bulunabilir, içerikler makalelerde kaynak gösterilebilir, izin alarak, yazar adı ve yazının web sitemizde bulunan sayfasına bağlantı vererek alıntı yapılabilir. Yapılan alıntılarda kesinlikle değişiklik yapılamaz.

Yukarı